ABD ve İran heyetleri barış zirvesi için İsviçre’ye ulaştı
Dört ay süren çatışmaların ardından ABD ve İran arasında imzalanan geçici ateşkesin getirdiği diplomatik süreçte kritik bir aşamaya gelindi. Her iki ülkenin heyetleri, beklenen barış görüşmeleri için İsviçre'ye intikal etti.
Pakistan'ın kolaylaştırıcılığında ilerleyen bu önemli süreçte, taraflar 60 günlük ateşkes süresi boyunca kalıcı bir anlaşmanın ana hatlarını belirlemeyi hedefliyor. İran devlet kaynakları, üst düzey İranlı yetkililerin İsviçre'deki müzakereler için yerini aldığını bildirirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in de müzakere masasına oturmak üzere ülkeye ulaştığı bilgisi paylaşıldı.
Hürmüz Boğazı Gerilimi Diplomatik Temasların Odağında
ABD ve İran heyetleri masaya otururken, stratejik Hürmüz Boğazı üzerindeki tartışmalar sıcaklığını koruyor. İran Devrim Muhafızları'ndan gelen boğazın kapatıldığı yönündeki açıklama yeni bir gerilime neden olurken, ABD bu iddiayı kesin bir dille yalanladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan son açıklamada, geçtiğimiz cumartesi günü 55 ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan sorunsuz geçtiği ve dünya piyasalarına 17 milyon varilin üzerinde petrolün ulaştırıldığı belirtildi. Komutanlık, küresel enerji arzı için hayati önem taşıyan bu su yolundaki ticari trafiğin güvenli bir biçimde devam ettiğini vurguladı.
Donald Trump'tan Hürmüz Boğazı Geçiş Ücreti Mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, ateşkes dönemi boyunca ve sonrasında Hürmüz Boğazı'ndan yapılan geçişlerden herhangi bir ücret talep edilmeyeceğini açıkladı. Bununla birlikte, eğer barış müzakereleri beklenen sonucu vermezse, ABD'nin bölgedeki güvenlik sağlama hizmetleri karşılığında bir geçiş ücreti uygulamasına gidebileceği uyarısında bulundu.
Trump'ın bu stratejik açıklamaları, dünya enerji piyasaları ve diplomatik arenada büyük yankı uyandırdı ve dikkatle izleniyor.
İran'dan "Anlaşma Şartları İhlal Ediliyor" Çıkışı
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanlarından Muhammed Muhbir, ABD'nin geçici ateşkes anlaşmasındaki yükümlülüklerini yerine getirmekte yetersiz kaldığını iddia etti.
Muhbir, özellikle Lübnan'da devam eden ateşkes ihlallerine vurgu yaparak, varılan anlaşmanın pratikte değil, yalnızca kağıt üzerinde kaldığını savundu. İsviçre'deki müzakerelerde İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın başkanlık ettiği, heyette Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin yanı sıra güvenlik ve enerji konularında uzman üst düzey yetkililerin de bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
Lübnan'da Çatışmalar Devam Ediyor: Barışın Önündeki Engel
ABD-İran müzakerelerinin en kritik gündem maddelerinden biri olan Lübnan'da gerilim ve çatışmalar dinmiyor. Lübnan Sivil Savunma birimi, İsrail'in gerçekleştirdiği son saldırılarda 20 sivilin hayatını kaybettiğini duyurdu. İsrail Savunma Kuvvetleri ise bu saldırıların, Hizbullah'ın gerçekleştirdiği eylemlere misilleme olarak yapıldığını ifade etti.
İsrail yönetimi, ABD ile İran arasındaki geçici anlaşmaya taraf olmadığını ve Lübnan'da kontrol ettiği bölgelerden geri çekilmeyeceğini net bir dille belirtti. Bölgenin diğer güçlü aktörü Hizbullah da İsrail'in Lübnan topraklarında serbestçe hareket etmesine asla müsaade etmeyeceğini açıkladı.
İsrail Kamuoyunda Savaşa Destek Azalıyor
Reuters haber ajansının aktardığı ve Kudüs İbrani Üniversitesi'nin yürüttüğü bir araştırma, İsrail kamuoyunun büyük bir bölümünün savaşın belirlenen hedeflere ulaşamadığı yönünde düşündüğünü ortaya koydu.
Ankete katılanların ezici çoğunluğu, yüzde 92'si, İran'ın bu savaş sürecinden daha avantajlı çıktığı kanaatini taşırken, yalnızca yüzde 8'lik bir kesim İsrail'in galip geldiği görüşünü benimsedi. Bu durum, İsrail içindeki savaş algısında önemli bir düşüşe işaret ediyor.
Kritik İsviçre Müzakerelerine Odaklanma
Görüşmelerde taraflar, İran'ın nükleer programı, bölgesel güvenlik sorunları, enerji koridorlarının statüsü ve Lübnan'daki ateşkesin sürdürülebilirliği gibi ana başlıkları etraflıca ele alacak. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu kritik müzakerelerden somut ilerlemeler beklediğini ifade ederek, özellikle nükleer silahsızlanma dosyası ve Lübnan'daki gerilimin azaltılması konusunda adım atılmasını umduğunu dile getirdi.
Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek bu zirve, Orta Doğu'nun son dönemdeki en belirleyici ve kritik diplomatik temaslarından biri olarak kabul ediliyor.