Makas açıldı: Motorin fiyatları neden benzinden daha hızlı yükseliyor?
ABD ile İsrail'in İran'a saldırması ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapaması ile başlayan süreç enerji piyasalarını küresel ölçekte etkilemeye devam ediyor. Küresel çapta fiyatların da artmasının ardından Türkiye'de de enflasyonla mücadele kapsamında motorinden alınan özel tüketim vergisinde (ÖTV) kademeli uygulamaya geçilirken, bu yakıt eşel mobil sistemi dışına çıkarıldı. Peki dünyada motorin neden benzinden daha hızlı yükseliyor? Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün haberi
13 Haziran 2025'te İsrail'in İran'a düzenlediği büyük hava saldırılarıyla fitili ateşlenen ve "On İki Gün Savaşı" olarak anılan çatışmalar, küresel enerji piyasalarında derin sarsıntılar yaratmaya devam ediyor. Özellikle İran'ın stratejik Hürmüz Boğazı'nı kapatma kararı, dünya genelinde enerji tedarik zincirlerini felç ederken, akaryakıt fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı.
Savaşın başlamasından bu yana ham petrol fiyatlarındaki istikrarsız yükseliş, Türkiye'de de akaryakıt pompa fiyatlarını etkileyerek tarihi zirvelere ulaştırdı. Bu durum, döviz kuru hareketliliği ve küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların birleşimiyle tetiklendi.
Türkiye, yükselen enflasyonla mücadele kapsamında önemli bir adım atarak motorinden alınan özel tüketim vergisinde (ÖTV) kademeli bir uygulamaya geçti ve bu yakıtı eşel mobil sistemi dışına çıkardı.
Yeni düzenlemeye göre, ağustos ayının kalan kısmında motorin üzerindeki ÖTV tutarı sıfır olarak uygulanacak. Ancak sonraki aylarda, yıl sonuna kadar her ay 3'er lira artırılarak belirlenecek. Dolayısıyla, eylül ayında 3 lira, ekim ayında 6 lira, kasım ayında 9 lira ve aralık ayında 12 lira ÖTV alınacak.
Belirlenen ÖTV tutarı, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren ise 13,9006 lira olarak sabitlenecek ve eşel mobil uygulaması öncesindeki seviyeye geri dönecek.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) verilerine ve güncel pompa fiyatlarına göre, bugün itibarıyla Türkiye genelinde bir litre benzinin fiyatı 71 ila 74 TL arasında seyrederken, bir litre motorinin fiyatı 79 TL ile 83 TL arasında değişiyor. Oysa Haziran 2025'teki "12 Gün Savaşı" öncesinde benzin motorinden daha pahalıydı. Çatışmanın başlamasıyla birlikte motorin fiyatları çok daha hızlı yükseldi ve fiyat makası motorin lehine tersine döndü.
Peki, süreç öncesinde farklı bir seyir izleyen akaryakıt fiyatlarında, motorin neden benzine göre çok daha hızlı artış gösteriyor ve bu durum müdahaleyi neden zorunlu kılıyor?
DİZEL YAKIT FİYATLARI NEDEN KONTROLDEN ÇIKTI?
Hayatınızda hiç dizel yakıt satın almamamış olsanız bile, bu durum küresel ekonomi için ciddi bir endişe kaynağıdır. Zira dünyanın ekonomisinin büyük bir kısmı, tükettiğimiz mallardan yediğimiz yiyeceklere kadar, dizel yakıtın sağladığı lojistik destek sayesinde size ulaşıyor.
Aslında İran Savaşı'ndan önce bile küresel dizel yakıt (motorin) arzı sıkışık durumdaydı. Bu nedenle, önemli miktarda dizel yakıt üreten Basra Körfezi ülkeleri ihracatlarını azaltmak zorunda kaldığında, küresel piyasanın bu kaybı karşılayabilecek kapasitesi oldukça sınırlıydı.
Sorunu daha da derinleştiren bir başka unsur ise bölgede üretilen petrolün, özellikle dizel ve jet yakıtı üretimine son derece elverişli olmasıdır. Ayrıca, benzinin aksine dizel yakıt sadece otomobillerde değil; toplu taşıma araçları, ağır yük kamyonları, tarım ve iş makineleri, tekneler ve jeneratörler gibi çok geniş bir alanda hayati öneme sahiptir.
Dizel yakıtın taşımacılıktan tarıma ve sanayiye kadar ekonomik faaliyetlerin birçok alanında stratejik bir rol oynaması, talebinin benzine kıyasla daha az esnek olmasına yol açıyor. Bu nedenle, arzın daraldığı dönemlerde dizel fiyatlarındaki yükseliş, benzine göre çok daha sert bir şekilde hissediliyor.
Rabobank Küresel Enerji Stratejisti Joe DeLaura, nisan ayında yaptığı açıklamada, "Dizel fiyatlarının iki kattan fazla artarken, benzinin büyük ölçüde ham petrolle paralel hareket etmesinin temel nedeni budur. Dizelde arz açığı var, jet yakıtında arz açığı var, fuel oilde arz açığı var. Benzin arzı ise görece daha yeterli durumda" değerlendirmesinde bulundu.
Savaş öncesinde Basra Körfezi'ndeki rafineriler, benzine kıyasla çok daha fazla dizel ve jet yakıtı ihraç ediyordu. Üstelik, bölgeden kaybedilen bu arzı telafi edebilecek yeterli rafineri kapasitesi diğer ülkelerde bulunmuyor.
Yatırım bankası TD Cowen'ın enerji analisti Jason Gabelman da bu durumu, "Zaten sıkışık olan bir piyasada bu arzı kaybettiniz ve bunun yerini doldurmanın bir yolu yok" sözleriyle özetledi.
Gabelman'a göre, normal şartlarda kaybın bir bölümünü karşılayabilecek rafineri kapasitesine sahip olan Çin de savaşın başlamasıyla birlikte iç piyasada yakıt sıkıntısı yaşanmasını önlemek amacıyla akaryakıt ihracatını kısıtlama kararı aldı. Bu durum, küresel dizel arzındaki daralmayı daha da artırdı.
HÜRMÜZ'ÜN KAPALI KALMASI: KÜRESEL ARZ KRİZİ
ABD, dizel yakıt da dahil olmak üzere petrol ürünlerinin net ihracatçısı konumundadır. Eskiden Asya veya Avrupa'dan dizel yakıt ithal eden Avustralya gibi ülkeler, ABD'den yakıt ithalatını artırmışlardı. Ancak, savaş öncesinde günde yaklaşık 20 milyon varillik petrol ve petrol ürünü akışına ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı'ndaki trafiğin büyük ölçüde kesilmesiyle, ABD dahi Basra Körfezi'nden kaybedilen dizel yakıt arzını tamamen telafi edemedi. Uzmanlara göre, ABD'nin yüksek üretim kapasitesine rağmen, küresel talebi karşılaması mümkün olmadı.
ENERJİ FİYATLARI NE ZAMAN DÜŞER?
Enerji piyasalarının uzmanları, eğer Hürmüz Boğazı tamamen açılır ve deniz trafiği normale dönerse, enerji fiyatlarının kademeli olarak düşüşe geçeceğini ve zamanla enerji kıtlığının da ortadan kalkacağını belirtiyor.
Ancak, dizel yakıt fiyatları, tedarik zincirindeki büyük aksamalar nedeniyle savaş öncesi seviyelere hızla dönmeyebilir. Yakıtın ihtiyaç duyulan her yere ulaştırılması ve dağıtım ağının yeniden kurulması aylar sürebilir.
Analistler, İran-İsrail Savaşı sona erip Hürmüz Boğazı'ndaki akış kalıcı biçimde normale dönmedikçe dizel fiyatlarının yüksek seyrini korumaya devam edebileceğine dikkat çekiyor.
* Haberin görseli Shutterstock'tan servis edilmiştir. Görsel temsilidir.