Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek Bloomberg HT – Habertürk ortak yayınında konuşuyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT - Habertürk ortak yayınında, Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen'in sorularını yanıtlıyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemindeki sıcak konuları değerlendirdiği Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınında önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan Şimşek, yatırım fonlarının tasfiye sürecine dair detayları paylaşarak, bu sürecin öngörülen hızda ve çerçevede ilerlediğini vurguladı. Temel ilkeler olarak şeffaflık ve kamu kaynaklarının kullanılmaması prensibinin net bir şekilde devam edeceğini belirtti.
Tasfiye sürecinde nihai ödemenin zaman alacağını, bu nedenle bir ara ödeme yapılacağını açıklayan Şimşek, küçük yatırımcılar ve para piyasası fonlarının (PPF) önceliklendirileceğini dile getirdi. Bu kapsamda, 1 milyon TL'ye kadar olan ödemelerin hızlıca yapılacağını ifade etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminde olan yasal düzenlemenin bu hafta geçip geçmeyeceği belirsizliğini korurken, ilgili kurumların hazırlıklarını tamamladığını söyledi. Tasfiye görevini üstlenen İş Bankası ve Ziraat Bankası'nın süreci ikiye ayırdığını aktaran Bakan, "olağan" ve "olağanüstü" tasfiye olmak üzere farklı yaklaşımların uygulandığını kaydetti.
Mali yapıları yönetilebilir düzeyde olan portföy yönetim şirketleri için uygulanan olağan tasfiye sürecinde önemli adımlar atıldı. Toplam 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fondan 66'sının tasfiye edildiğini belirten Şimşek, A1 Capital, Pardus ve Bulls olmak üzere 3 şirketin tasfiye işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. Bu süreçte 45 bin 747 hesaba 40.8 milyar TL ödeme yapıldığı bilgisini verdi.
Küçük yatırımcı ve para piyasası fonlarının önceliklendirilmesi ilkesinin başarısını rakamlarla ortaya koyan Şimşek, tasfiyesi tamamlanan 3 portföy yönetim şirketindeki PPF yatırımcılarının 17 Eylül'e göre yüzde 1.43 ilave temettü getirisi elde ettiğini açıkladı. Hisse senedi ağırlıklı fonlardaki yatırımcıların ise, hisse senedi değerlerindeki düşüş nedeniyle, 17 Eylül'deki değerin yaklaşık yüzde 58'ini alabildiğini, bunun hisse senetlerinin şişirilmiş değerlerden gerilemesinden kaynaklandığını belirtti.
Hedef Portföy'ün de normal tasfiyeye tabi olacağını ve bu şirketteki 31 fondan dördünün para piyasası fonu olduğunu dile getiren Bakan Şimşek, yedi portföy şirketinden dördünün tasfiyesinin hafta sonuna kadar tamamlanmış olmasını beklediklerini ifade etti. Atlas Portföy'ün sahiplerinin ise tasfiyeci kurumla kaynakları geri koyma konusunda diyalogda olduğunu ekledi.
TBMM'deki kanunun kabul edilmesiyle birlikte 390 bin hesabın daha tasfiye edileceğini ve sürecin önemli bir kısmının tamamlanacağını öngören Şimşek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) gibi kurumların piyasa bozucu faaliyetlerden kazanç sağlayanların tespiti için işbirliği içinde çalıştığını vurguladı.
Piyasa bozucu faaliyetlerden haksız kazanç sağlayanlara yönelik adımlar atılacağını, ilk olarak 10 milyon TL ve üzeri reel kazanç elde edenlere gönüllü iade çağrısı yapılacağını, aksi takdirde Adalet Bakanlığı'nın ilgili hukuki süreçleri işleteceğini bildirdi. Kalan karmaşık iki fonda kaynak yetersizliği yaşanması durumunda ise, fonlardan hukuka aykırı şekilde nemalanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların geri alınmasının kritik olduğunu, hatta birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına başvurulacağını kaydetti.
Sermaye piyasalarının Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıdığının altını çizen Şimşek, 1.8 trilyon dolarlık bir ekonominin finansmanının tek başına bankacılık sektörü tarafından karşılanamayacağını, orta-uzun vadede finansman ihtiyacının yüzde 30-40'ının sermaye piyasaları üzerinden karşılanması gerektiğini belirtti. Bu nedenle sermaye piyasalarının gelişimini sekteye uğratmayacaklarını ancak piyasa bozucu faaliyetlere, koordineli hareketlere ve içeriden bilgiyle yapılan alışverişlere karşı yaptırımları ciddi şekilde artıracaklarını ifade etti.
Bakan Şimşek, ilgili kurumların kurumsal kapasitesinin güçlendirileceğini, piyasanın sofistike yapısına uygun teknolojik altyapı ve insan kaynağına yatırım yapılacağını söyledi. Üst kurullardaki kapasiteyi artırmak için ücret düzenlemelerinden kadro karşılığı sözleşmeli statülere kadar çeşitli seçeneklerin değerlendirildiğini, hatta Vergi Denetim Kurulu'ndan deneyimli müfettişlerin ilgili kurumlara aktarılması gibi adımların atılabileceğini açıkladı. Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kuruluşların güçlü olmasının önemine değinen Şimşek, mevzuat eksikliklerinin de giderileceğini sözlerine ekledi.