ABD Başkan Yardımcısı Vance: İsrail, İran’ı Libya’ya dönüştürmek istiyor
ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İsrail'in İran'a yönelik izlediği politikalara ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Özellikle Tahran ile varılan bir mutabakata karşı çıkan İsrail'deki bazı kesimlerin, İran'ı Libya benzeri bir duruma, yani tamamen istikrarsız bir çöküşe sürükleme niyetinde olduğunu belirten Vance, bu tür bir senaryonun 90 milyon nüfuslu bir ülke için ABD'nin ulusal çıkarlarına tamamen aykırı olduğunu vurguladı.
Vance'tan İsrail'e Kritik Uyarı: "İran'ın Libya'ya Dönüşmesi ABD İçin Felaket"
J.D. Vance, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "İsrail toplumunda İran'ı Libya benzeri bir kaosa itmek isteyen çevreler olduğunu düşünüyorum. Ancak, 90 milyon nüfuslu İran'ın Libya gibi dağılması ABD'nin lehine midir? Kesinlikle hayır, bu durum bizim için vahim sonuçlar doğurur." ifadelerini kullandı.
İsrail'deki "Yersiz Panik Hali" ve ABD'ye Güven Vurgusu
ABD Başkan Yardımcısı, İsrail'in karşılaştığı sorunlara askeri güçle aşırı tepki verdiğini ve müttefiki ABD'ye daha fazla güvenmesi gerektiğini belirtti. Aynı zamanda, söz konusu anlaşmanın İran'ı veya Hizbullah'ı güçlendireceği yönündeki endişelerin temelsiz olduğunu ifade etti. Vance, "İsrail'deki bu panik halini biraz tuhaf buluyorum. Çünkü bunun temelinde bir güvensizlik yatıyor gibi görünüyor ve ABD'nin dünyanın bu hassas bölgesinde İsrail'in güvenini fazlasıyla kazandığına inanıyorum." şeklinde konuştu.
Vance, açıklamalarına devam ederek, "Bu ülkeye ve bu hükümete karşı son derece iyi ve yapıcı bir iş çıkardık. Dolayısıyla, kötü bir anlaşmaya imza attığımız yönündeki iddiaların gerçeklerle örtüşmediğini düşünüyorum. Dahası, iki ülke arasındaki uzun soluklu ilişki geçmişi göz önüne alındığında, bu tür iddialar mantıktan da uzaktır." dedi.
"İran'ın Tutumu Değişmeyecek" Algısı Gerçek Dışı
J.D. Vance, İsrail sistemi içerisinde gözlemlediği "tuhaf bir panik hali"nin kökenine inerek, "Sanki İran'ın lehine olabilecek her gelişmenin kaçınılmaz olduğuna ve bu süreçte İran'ın mevcut tutumunda hiçbir değişiklik olmayacağına inanılıyor. Açıkçası, herhangi birinin neden böyle bir düşünceye sahip olduğunu anlamakta güçlük çekiyorum." şeklinde konuştu.