İran’dan ABD’ye 6 şart! Trump’tan yanıt gecikmedi
İran ve Umman'ın, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan geçişi yönetecek yeni bir düzenleme konusundaki görüşmelerin 'olumlu' geçtiği ve ileri aşamada olduğuna dair açıklamaları, gemi trafiğinin yeniden başlaması umutlarını artırdı. Tahran yönetimi, boğazın açılması için ABD'ye 6 şart koşarken, bunlardan en dikkat çekeni ise ABD'den "savaş tazminatı" talebi oldu. ABD Başkanı Trump ise İran'ın bu talebine karşılık kendisinin de Tahran'dan tazminat istediğini bildirdi.
Hürmüz Boğazı'nda Yeni Dönem: İran'dan ABD'ye Stratejik Açılım İçin 6 Şart
Stratejik önemiyle dünya ticaretinde kilit bir rol oynayan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin yeniden başlaması umutları artıyor. İran ve Umman arasındaki geçiş yönetimi üzerine yapılan görüşmelerin "olumlu" geçtiği ve ileri bir aşamaya ulaştığı açıklandı. Bu gelişmeler, boğazın geleceğine dair iyimser bir tablo çizerken, İran'ın hayati su yolunun tam olarak açılması için ABD'den yerine getirmesini beklediği bir dizi talebi de kamuoyuna duyurması dikkatleri çekti.
Hürmüz'ün Tam Açılışı İçin ABD'den Beklentiler
Son günlerde İran ve Umman arasındaki müzakereler, boğazda olası yeni bir güzergah üzerinde yoğunlaşmış durumda. Ancak Tahran, iyimserliğin artmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı'nın yeniden faaliyete geçmesi öncesinde ABD'nin karşılaması gereken kritik şartlarını dile getirdi. Bu taleplerin bazıları, İran ve ABD arasında daha önce imzalanan mutabakat zaptının ötesine geçerken, bazıları da eski talepleri boğazın yeniden açılmasıyla doğrudan ilişkilendiriyor.
İran devlet televizyonu IRIB'in yayınladığı açıklamaya göre, dini lider Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhammed Bakır Zülkadir, ABD'nin "davranışlarını düzeltmesi" ve aşağıdaki talepleri yerine getirmesi gerektiğini belirtti:
İran'ın ABD'den Talep Ettiği 6 Şart
- Tehdit ve Hakaretlere Son: İran, ABD'nin ülkeye yönelik tehditlerini tamamen durdurmasını ve bu tür eylemlerin tekrarlanmayacağına dair net güvenceler vermesini istiyor. Bu talep, büyük ölçüde siyasi ve güvenlik odaklı olup, gelecekteki olası çatışmaları önlemeyi hedefliyor.
- Bölgesel Saldırganlığa Kalıcı Son: Tahran, askeri harekatın sadece kendisine karşı değil, Lübnan, Filistin, Yemen ve Irak'taki müttefik ve ortak gruplarına karşı da durdurulmasında ısrarcı. Haziran ayındaki mutabakat zaptında "Lübnan dahil tüm cepheler" ifadesi geçse de, İran bu talebi daha geniş bir bölgesel güvenlik garantisi arayışıyla tekrar gündeme getiriyor.
- Deniz Ablukasının Kaldırılması ve Kuvvet Çekilmesi: Haziran ayında imzalanan mutabakat zaptı, ABD'nin 30 gün içinde abluka uygulamasını sona erdirmesini öngörüyordu. Ancak bu durum boğazın yeniden açılmasıyla doğrudan bağlantılı değildi. İran şimdi, deniz ablukasının tamamen kaldırılmasını ve ABD deniz ile hava kuvvetlerinin İran çevresinden çekilmesini talep ediyor.
- Savaş Tazminatı: İran, 2025'teki 12 günlük savaşın yanı sıra en son savaşın da dahil olduğu çatışmalarda uğradığı zararların tazmin edilmesini istiyor. Daha önce mutabakat zaptının bir parçası olarak tazminat mekanizmalarının görüşülmesi bekleniyordu, ancak Tahran bu konuyu artık Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına doğrudan bağlıyor.
- Yasadışı Yaptırımların Kaldırılması: Yaptırımların kaldırılmasına ilişkin bir zaman çizelgesinin nihai çözüm müzakerelerinin parçası olması zaten bekleniyordu. Ancak İran, bu talebin boğazın yeniden açılmasıyla açıkça bağlantılı olması konusunda ısrarcı.
- Dondurulmuş Varlıkların Serbest Bırakılması: Bloke edilmiş veya dondurulmuş yurtdışı varlıkların serbest bırakılması talebi yeni olmasa da, İran bu şartı da boğazın açılması koşulları arasına dahil etti.
Taleplerin Karşılanabilirliği ve Diplomatik Taktikler
BBC Ortadoğu analisti Sebastian Usher, bu altı şartın İran'ın tutumunun sertleştiğini gösterdiğini belirtiyor. Usher'a göre, Tahran Hürmüz Boğazı'nın "hala kapalı olması" nedeniyle kendisini daha güçlü bir konumda hissedebilir.
Ancak Amerikan dış politika düşünce kuruluşu Quincy Institute'ten Trita Parsi, BBC Dünya Servisi'ne yaptığı açıklamada, İranlıların bu pozisyonların abartılı olduğunu kendilerinin de bildiğini ve muhtemelen geri adım atacaklarını ifade etti. Parsi, "Kamuoyunda dile getirilenler, müzakere masasında her zaman aynı şekilde yansıtılmıyor" dedi. Bu durumun, süreci uzatmaya yönelik bir müzakere taktiği olabileceği de değerlendiriliyor. Rejimin sertlik yanlısı unsurlarının birçoğu, İran'ın Haziran ayında mutabakat zaptını çok hızlı kabul ettiğine inanıyor. Ancak anlaşma imzalandıktan kısa süre sonra karşılıklı saldırılar yeniden başlamıştı.
İran'daki bazı çevreler, müzakerelerin daha uzun sürmesi durumunda -ki bu durum petrol fiyatlarını daha da yükseltip küresel ekonomiye zarar verecekti- Başkan Trump'ın İran hedeflerine yönelik saldırı emrini bu kadar çabuk vermeyebileceğini savunuyor. Görünüşe göre İran bu "hatayı" tekrarlamak istemiyor. Buna rağmen, Hürmüz Boğazı konusunda bir anlaşmaya sadece birkaç gün içinde varılabileceği öngörülüyor. Gemi trafiğinin normale dönmesini bekleyenler ve petrol fiyatlarını takip edenler, Parsi'nin öngörülerinin gerçekleşmesini umuyor.
Trump'tan "Tazminat" Tepkisi
İran'ın bu şartlarını duyan ABD Başkanı Donald Trump ise özellikle "savaş tazminatı" talebine sosyal medya hesabından sert bir yanıt verdi. Trump, tazminat konusunun daha önceki hiçbir görüşmede gündeme gelmediğini savunarak, bunun "ilginç bir fikir" olduğunu ve kendisinin de artık İran'dan tazminat talep edeceğini açıkladı.
Trump, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"İran İslam Cumhuriyeti temsilcilerinin, (kendilerinin nükleer silaha sahip olmalarına asla izin verilmeyeceği gerçeği nedeniyle başlayan) son beş aylık askeri çatışma sırasında uğradıkları zararlar için tazminat talep ettiklerini görüyorum; oysa bu konu daha önceki hiçbir görüşme veya toplantımızda gündeme gelmemişti! Yine de bu ilginç bir fikir; zira ben de artık İran'dan tazminat talep ediyorum. Başta General Süleymani'nin öncülük ettiği eylemlerle —yol kenarına yerleştirilen bombalar ve meşhur oldukları o pek çok çatışma yoluyla— öldürdükleri ve ağır yaraladıkları tüm insanlar (USS Cole saldırısında hayatını kaybedenlerin aileleri ve çatışmalarda ölen binlerce kişi dahil) için karşılık bekliyorum. Ayrıca, son beş ayda öldürülen 52.000 kişiden bahsetmiyorum bile; İran'ın son 50 yılda katlettiği yüz binlerce masum protestocunun ailelerine de tazminat ödenmelidir. Temsilcilerime, bu konuyu gelecekteki tüm müzakerelerin vazgeçilmez bir parçası haline getirmeleri talimatını verdim. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!"