İran’ın sürgündeki devrik lideri Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi, İsrail’in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post’a verdiği röportajda, ülkesindeki mevcut duruma ve geleceğe dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Pehlevi, İran rejimine karşı artan halk direnişine ve uluslararası toplumun rolüne dikkat çekti.
Rıza Pehlevi, İran halkının Aralık 2025 sonu ve Ocak 2026 başında, daha önce görülenden çok daha cesur bir şekilde sokaklara çıktığını ifade etti. Devrik İran Şahı’nın oğlu, İran halkının kendisini liderlik görevi için çağırdığını iddia ederken, Tahran yönetiminin tarihindeki en zayıf dönemlerinden birini yaşadığını savundu. Pehlevi’ye göre, halkın protestoları sadece ekonomik sıkıntılarla sınırlı kalmayıp, sistemin kendisini hedef alıyor ve bu durum 8-9 Ocak tarihlerinde milyonlarca kişinin sokaklara dökülmesine yol açtı. Pehlevi, halkın önceki gösterilere kıyasla daha birleşik ve kararlı olduğunu vurguladı.
Pehlevi, İran rejiminin protestoculara karşı acımasız şiddet kullandığını belirterek, “Şimdi uluslararası toplumun onlara yardım etme zamanı geldi” sözleriyle dünya ülkelerine acil müdahale çağrısı yaptı. İran toplumunun kendi kaderini belirlemesi gerektiğini savunan Pehlevi, rejimi devirme çabalarına uluslararası destek verilmesinin sadece İran için değil, tüm dünya için stratejik bir çıkar sağlayacağını ifade etti. Protestocuların aslında dünyayı bu rejimden kurtarmak için mücadele ettiğini ileri sürdü.
Sürgündeki İran Şahı’nın oğlu, İran halkına sadece insani değil, aynı zamanda stratejik ihtiyaçlar doğrultusunda da yardım edilmesi gerektiğini vurguladı, ancak bu stratejik ihtiyaçların detaylarını açıklamadı. Rejimin iletişimi keserek ve Devrim Muhafızları’nın baskıcı gücüne dayanarak hayatta kalma mücadelesi verdiğini öne süren Pehlevi, İsrail gazetesine yaptığı açıklamada gösterilerdeki can kayıplarının boyutunu gözler önüne serdi: “Düşünün, gösterilerde 7 Ekim’den 29 kat, 11 Eylül’den ise 11 kat daha fazla insan hayatını kaybetti.” dedi. Bu kıyaslama, yaşanan trajedinin ciddiyetini ortaya koydu.
Pehlevi, mevcut uluslararası koşulların önceki protesto dalgalarından farklı olduğuna dikkat çekti. Eski ABD Başkanları Barack Obama ve Joe Biden’ı İran’daki protestocuları yalnız bırakmakla eleştiren Pehlevi, mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarının ise göstericilere büyük moral ve cesaret verdiğini dile getirdi. Bu karşılaştırma, uluslararası desteğin protestolar üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.
İran’da 28 Aralık 2025’te, yerel para biriminin dolar karşısında hızla değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik kriz nedeniyle Tahran Büyük Çarşı esnafı öncülüğünde başlayan protestolar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen olaylar sonrasında rejim, internet erişimini tamamen engelledi. Gösterilerin nispeten yatışmasının ardından internet erişimi son günlerde kısmen ve kısıtlı bir şekilde yeniden sağlanabildi.
İran’daki gösteriler sırasında yaşanan can kayıplarına ilişkin resmi ve bağımsız kaynaklar arasında büyük farklar bulunuyor. İran Şehit ve Gaziler Vakfı’nın Adli Tıp Kurumu verilerine dayandırdığı 21 Ocak tarihli açıklamasında, güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. Buna karşılık, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise olaylarda 6 bin 126 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 41 bin 880 kişinin gözaltına alındığını rapor etti. Bu farklı veriler, protestoların kanlı bilançosunun tam olarak ne kadar ağır olduğunu belirsiz bırakıyor.
GÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7754 kez okundu
2
Türk Akıncı TİHA’lar Halep’in Deyr Hafir kentinde
5510 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4701 kez okundu
4
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4121 kez okundu
5
Suriye’de YPG ile varılan ateşkes 15 gün uzatıldı
4007 kez okundu