ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Jeffrey Epstein dosyalarının son bölümü, eski ABD Başkanı Donald Trump hakkında 1990’lı yıllara dayanan ve doğrulanmamış reşit olmayan bir kıza yönelik cinsel istismar iddialarını içererek küresel çapta büyük yankı uyandırdı. Açıklanan belgelerdeki bazı ifadeler, dünya gündeminde geniş yer buldu.
Epstein soruşturmasına ilişkin kamuoyuna açılan evraklar arasında, FBI’a iletilen şikayet özetleri ve bilgilendirme notları dikkat çekiyor. Bu notlarda, Donald Trump’ın 1990’lı yıllarda, yaklaşık 13-14 yaşlarında olduğu belirtilen bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu yönünde detaylı anlatımların yer aldığı iddia ediliyor.
Ancak bu ifadeler, resmi bir suçlama niteliğinde değerlendirilmiyor. Zira dosyalar genellikle “doğrulanmamış ihbar” niteliği taşıyor ve bu bilgilerin soruşturmada resmi bir delil olarak kullanılıp kullanılmadığına dair henüz net bir bilgi bulunmuyor.
ABD Adalet Bakanlığı’nın, Trump hakkındaki ihbarları içeren bazı belgeleri önce yayımlayıp ardından erişimden çekmesi, kamuoyunda hararetli tartışmalara yol açtı. Kısa bir süre erişilebilir kalan bu içerikler, daha sonra bazı düzenlemelerle tekrar yayımlandı.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, söz konusu iddiaların “sansasyonel ve doğrulanmamış” nitelikte olduğunu belirtirken, Trump’ın savunma ekibinin de bu tür suçlamaların somut kanıtlardan yoksun olduğunu savunduğu bildirildi. FBI’ın da dosyalarda “güçlü bir isim listesi” olduğu yönündeki söylentileri destekleyecek net bir kanıt bulunmadığına dair değerlendirmeler yaptığı aktarıldı.
Yeni belgelerin kamuya açıklanması, hem dijital platformlarda hem de siyaset arenasinda geniş yankı uyandırdı. Kamuoyu tartışması, sadece belgelerin içeriğiyle sınırlı kalmayıp, şeffaflık ve bilgiye erişim ilkelerinin nasıl uygulanması gerektiği üzerine de yoğunlaştı. Hukuk çevreleri, dosyaların tam ve eksiksiz yayımlanması gerektiğini savunurken, Trump’ın savunma ekibi ise doğrulanmamış iddiaların kamuoyuna sunulmaması gerektiğini öne sürdü.
Mevcut durumda, bu iddialar hukuken resmi bir suçlama olarak nitelendirilmiyor. Söz konusu bilgiler, FBI’a iletilen ihbarlar ve tanık beyanları olarak dosyalarda yer alıyor. İddiaların doğruluğu, bağımsız bir mahkeme süreci veya resmi bir soruşturma ile kanıtlanana dek hukuki bir suçlama niteliği taşımayacaktır.
GÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7752 kez okundu
2
Türk Akıncı TİHA’lar Halep’in Deyr Hafir kentinde
5508 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4700 kez okundu
4
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4103 kez okundu
5
Suriye’de YPG ile varılan ateşkes 15 gün uzatıldı
4005 kez okundu