ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında gerçekleştirilen kritik telefon görüşmesi, Suriye’deki mevcut gerilimli atmosfere yeni bir boyut kattı. Görüşmede, ülkenin birliği ve terörle mücadelenin teyit edilmesi öne çıkarken, Suriye sahasındaki gelişmeler ve ateşkes süreci de masaya yatırıldı. Bu tarihi temas, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve geleceği adına önemli mesajlar içeriyor.
Washington ile Şam arasında beklenmedik bir diplomasi köprüsü kuran telefon görüşmesi, Suriye’deki çatışmaların ve siyasi belirsizliğin gölgesinde gerçekleşti. Suriye kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Trump ve Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunmasının altını çizdi. Her iki lider de Suriye’de istikrarın sağlanması ve terörle mücadelede işbirliğinin devam etmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Suriye devleti çatısı altında Kürt halkının haklarının ve korunmasının güvence altına alınması gerektiği konusunda da mutabık kalındı. Liderler, bölgesel ve uluslararası zorluklarla başa çıkabilecek, güçlü ve birleşik bir Suriye vizyonunu paylaştıklarını belirterek, ülkeye daha iyi bir gelecek için yeni bir fırsat verilmesinin önemine değindi.
Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle Fırat Nehri’nin doğusunda Suriye ordusunun başlattığı operasyonlar ve ardından YPG/SDG’nin ateşkese zorlanmasıyla ivme kazanmıştı. Suriye ordusunun bölgedeki varlığını güçlendirmesi, terör örgütü YPG’yi ateşkesi kabul etmeye itti. Ancak, ateşkesin ardından yaşanan siyasi süreçte önemli aksaklıklar yaşandığı belirtiliyor. YPG’nin sözde liderlerinden Mazlum Abdi (Ferhat Abdi Şahin) ile Suriye Cumhurbaşkanı Şara arasında yapıldığı iddia edilen görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamaması, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Suriye ordusunun Haseke’de yeni bir operasyona hazırlandığı yönündeki haberler, ateşkesin kırılganlığını gözler önüne seriyor.
YPG terör örgütünün sözde yöneticilerinden Foza Yusif, Şam’da gerçekleşen ateşkes ve entegrasyon görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını doğruladı. Yusif, Şam yönetiminin “her şeyinizi teslim edeceksiniz ve durum 2011’den öncesine dönecek” şartını dayattığını ve YPG’nin varlığını hiçbir şekilde kabul etmeye yanaşmadığını ifade etti. Bu açıklama, ateşkesin öngördüğü tam entegrasyon ve devlete teslimiyet maddeleri konusunda taraflar arasında derin bir anlaşmazlık olduğunu gösteriyor. YPG’nin mevcut statüsünü koruma arayışı ile Şam’ın merkezi otoriteyi tamamlama hedefi arasındaki bu uzlaşmazlık, Suriye’nin geleceği üzerindeki belirsizliği artırıyor.
16 Ocak’ta Suriye ordusu tarafından başlatılan ve aşiretlerin de katılımıyla genişleyen operasyonlar sonucunda, YPG/SDG işgalindeki toprakların büyük bir kısmı Suriye yönetiminin kontrolüne geçmişti. Bu operasyonların ardından Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında varılan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, örgütün Fırat Nehri’nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor illerinden tamamen çekilmesini, Haseke’deki kamu kurumlarının devlete devredilmesini, tüm sınır kapıları ve enerji kaynaklarının merkezi otoriteye geçmesini ve YPG/SDG unsurlarının bireysel olarak güvenlik güçlerine entegrasyonunu öngörüyor. Ancak, YPG’nin bu koşullara tam olarak uyma konusundaki isteksizliği, ateşkesin başarıyla uygulanmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. Trump ve Şara arasındaki görüşme ise, Suriye’deki tüm aktörlere birlik ve istikrar çağrısı yaparak, daha iyi bir geleceğin ancak diyalog ve işbirliğiyle mümkün olabileceği mesajını taşıyor.
GÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7754 kez okundu
2
Türk Akıncı TİHA’lar Halep’in Deyr Hafir kentinde
5510 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4701 kez okundu
4
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4121 kez okundu
5
Suriye’de YPG ile varılan ateşkes 15 gün uzatıldı
4007 kez okundu