Türkiye’nin dengeleri değiştirecek hamlesi İsrail’i panikletti
  • Sun Press
  • Gündem
  • Türkiye’nin dengeleri değiştirecek hamlesi İsrail’i panikletti

Türkiye’nin dengeleri değiştirecek hamlesi İsrail’i panikletti

ABONE OL
1 Nisan 2026 12:00
Türkiye’nin dengeleri değiştirecek hamlesi İsrail’i panikletti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İran’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’nda yükselen abluka tehdidinin gölgesinde, Asya ile Avrupa arasındaki hayati ticaret yolları köklü bir dönüşüm sürecine girdi. Bu jeopolitik çalkantı, bölgede iki iddialı projenin rekabetini kızıştırdı: İsrail liderliğindeki IMEC projesi ve Türkiye’nin stratejik Kalkınma Yolu girişimi. Bu rekabet, askeri stratejilerin ötesine geçerek küresel ekonominin ve bölgesel güç dengelerinin geleceğini şekillendiren kritik bir mücadeleye dönüştü.

**İsrail Basınında Türkiye’nin Yükselişiyle Oluşan Endişe**

Tel Aviv yönetimi, Ankara’nın son dönemdeki diplomatik ve ekonomik hamlelerinden duyduğu rahatsızlığı gizleyemiyor. İsrail basınında çıkan analizler, Türkiye’nin bölgesel etkisinin artmasının, İsrail’in “devre dışı kalma” korkusunu tetiklediğini gösteriyor. Özellikle Maariv gazetesinin haberlerine göre, Türkiye ve Suriye’nin, İsrail’in Avrupa’ya açılan kapı olma potansiyelini engellemek amacıyla ortak bir strateji izlediği iddia ediliyor. İsrail’in eski üst düzey askeri yetkililerinden emekli Yarbay Amit Yagur gibi isimler, Türkiye liderliğindeki bu bloğun İsrail’i denklemden çıkarma hedefiyle hareket ettiğini ve bu hamlelerin derin jeopolitik hesaplamalara dayandığını belirtiyor.

**Asya-Avrupa Ticaretinde Alternatif Güzergahların Aciliyeti**

Geleneksel deniz yolu ticaretine bağımlılığı azaltacak yeni kara koridorları, Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta devrim niteliğinde değişiklikler vaat ediyor. Süveyş Kanalı ve Babu’l Mendeb Boğazı gibi deniz geçişlerine alternatif sunan bu hatlar, uzmanlara göre nakliye sürelerini üçte bir oranında kısaltma potansiyeli taşıyor. İran’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, bu projeleri teorik bir tartışma olmaktan çıkarıp, küresel ticaret için acil bir zorunluluk haline getirdi.

**IMEC Projesi: Hindistan’dan Avrupa’ya Uzanan Yeni Köprü**

İsrail’in kilit rol üstlendiği IMEC (Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru) projesi, Eylül 2023’te Hindistan’daki G20 Zirvesi’nde dünya kamuoyuna duyuruldu. ABD, Hindistan ve Suudi Arabistan’ın güçlü desteğini arkasına alan bu proje, Hindistan’dan çıkan malların Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdün üzerinden İsrail’in Hayfa Limanı’na, oradan da Avrupa pazarlarına ulaşmasını öngörüyor. Yaklaşık 2 bin kilometrelik kara hattıyla, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan deniz taşımacılığına kıyasla mesafeyi 4 bin kilometre kısaltması hedefleniyor. Şubat 2026’da Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin ABD ziyareti sonrası ivme kazanan projeyi, ABD Başkanı Donald Trump “tarihin en büyük ticaret yollarından biri” olarak nitelendirdi.

**Kalkınma Yolu Projesi: Türkiye’nin Stratejik Hamlesi ve Bölgesel Liderlik Vizyonu**

Türkiye ise IMEC’e güçlü bir alternatif olarak Kalkınma Yolu Projesi’ni hayata geçiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğündeki bu iddialı proje, Irak’ın güneyindeki stratejik El-Faw Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa’ya kesintisiz bir şekilde bağlamayı hedefliyor. Yaklaşık 1200 kilometrelik bir koridoru kapsayan proje için Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında kritik bir mutabakat sağlandı. Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, projeye yaklaşık 20 milyar dolarlık devasa bir yatırım planlandığını açıkladı. Türkiye’nin mevcut demiryolu ağıyla entegre edilecek sistem sayesinde, Basra Körfezi’nden Avrupa’ya yüksek hızlı trenlerle kesintisiz ve hızlı ulaşım sağlanması amaçlanıyor. Bu, Türkiye’yi küresel ticaretin merkez üssü konumuna taşıyacak stratejik bir adım olarak görülüyor.

**Suriye’deki Değişim ve Dengeleri Değiştiren Etkiler**

Aralık 2024’te Suriye’de yaşanan siyasi değişimler, Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki kara taşımacılığına yeniden hayat verdi. Türkiye’nin Suriye ve Ürdün üzerinden Körfez’e uzanan yeni bir ticaret hattı kurma planı, bölgedeki ekonomik dengeleri kökten değiştirdi. Suriye yönetimi de olası bir Hürmüz veya Kızıldeniz krizi durumunda ülkenin stratejik konumunun alternatif bir lojistik merkezi olarak kullanılabileceğini vurguladı.

**İsrail İçin Milyarlarca Dolarlık Jeopolitik ve Ekonomik Risk**

Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük yaklaşık 21 milyon varil petrol ve küresel sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin önemli bir kısmının bu hatta bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Olası bir kriz, küresel ticaret akışını ciddi şekilde sekteye uğratabilir. İsrailli uzmanlar ise, Türkiye’nin öncülük ettiği yeni ticaret koridorunun hayata geçmesi durumunda, İsrail’in bölgesel ekonomik rolünün zayıflayabileceği ve milyarlarca dolarlık gelir kaybı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Bu iki büyük projenin rekabeti, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç dengelerini yeniden tanımlayacak bir jeopolitik satranç oyununun da temelini oluşturuyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.