15 Ekim 2026 Perşembe
Dünya çapında prestijli seyahat yayını Condé Nast Traveller, 6 Ekim 2026 tarihinde açıkladığı “The Best Resorts in the World: 2026 Readers’ Choice Awards” listesiyle seyahat tutkunlarının dikkatini çekti. Birleşik Krallık okurlarının oylarıyla belirlenen bu özel seçkide, Türkiye’nin lüks otelcilik sektöründeki yükselişi bir kez daha tescillendi. Özellikle Maxx Royal Bodrum, Avrupa’nın Yunanistan dışındaki en iyi resort otellerini belirleyen “Rest of Europe” kategorisinde gurur verici bir dördüncülük elde etti.
Avrupa’nın en seçkin 25 resort otelinin yarıştığı bu prestijli listede, Maxx Royal Bodrum Resort oteli, Portekiz’den Vila Vita Parc, Birleşik Krallık’tan Gleneagles ve İspanya’dan Six Senses Ibiza gibi dünya devi tesislerin hemen ardından gelerek dördüncü sıraya adını yazdırdı. Bu başarı, aynı zamanda Kıbrıs’tan Amara, İspanya’dan 7Pines Resort Ibiza ve Marbella Club, İrlanda’dan Adare Manor ve İtalya’dan Castelfalfi gibi uluslararası alanda ün kazanmış diğer lüks konaklama tesislerini geride bırakarak Maxx Royal Bodrum‘un ne denli üst düzey bir hizmet kalitesine sahip olduğunu kanıtladı.
Condé Nast Traveller’ın 2026 yılı Avrupa resort otelleri değerlendirmesi, Türkiye için büyük bir başarıya sahne oldu. Ülkemiz, bu prestijli sıralamada tam dört seçkin tesisle temsil edilerek gücünü ortaya koydu. Maxx Royal Bodrum’un 99,02 puanla dördüncü sıradaki yerini almasının yanı sıra, yine Bodrum‘dan The Bodrum Edition 98,13 puanla yedinciliği, Fethiye‘den Hillside Beach Club 96,17 puanla 12’nciliği ve XO Cape Arnna ise 93,14 puanla 24’üncülüğü elde etti. Bu sonuçlar, hem Bodrum’un hem de Fethiye’nin, Avrupa’nın en iyi resort otellerine ev sahipliği yapan ve uluslararası arenada tanınan önemli turizm destinasyonları olarak konumunu pekiştirdi.
Türkiye’nin dört ayrı lüks konaklama tesisinin bu uluslararası sıralamada yer alması, ülkenin turizm sektöründeki çeşitliliğini ve özellikle Ege ile Akdeniz kıyılarındaki resort otellerin global pazardaki güçlü rekabet potansiyelini açıkça gözler önüne serdi. Bu başarı, Türkiye’nin lüks turizmde bir marka olma yolundaki kararlı ilerleyişini simgeliyor.
Condé Nast Traveller’ın prestijli Readers’ Choice Awards 2026 kapsamında, Yunanistan hariç Avrupa ülkelerini içeren “Rest of Europe” kategorisinin ilk 10 sıralaması şu şekilde açıklandı:
Condé Nast Traveller’ın her yıl büyük ilgiyle beklenen Readers’ Choice Awards, dünya genelindeki seyahatseverlerin doğrudan oylarıyla belirlenen, turizm destinasyonları, oteller, resortlar ve genel seyahat deneyimleri için en güvenilir referans kaynaklarından biridir. Bu yıl 29’uncusu düzenlenen Birleşik Krallık edisyonunda açıklanan sonuçlar, global okuyucu kitlesinin tercihlerini yansıtmakta olup, Türkiye’nin sunduğu üstün konaklama deneyimlerinin uluslararası alanda ne kadar takdir edildiğini bir kez daha kanıtlamıştır.
İstanbul Kantinciler Odası tarafından yapılan açıklamayla, okul kantinlerinde geçerli olacak yeni fiyat tarifesi kamuoyuna duyuruldu. Genel ürün yelpazesinde ortalama %6,2 oranında bir artış yaşandı. Bu artışla birlikte, öğrencilerin ve velilerin okul kantinlerinde karşılaşacağı yeni fiyatlar netleşti.
2025-2026 ikinci dönemde 75 TL’den satılan çorba, %6,7’lik bir artışla 80 TL’ye yükseldi. Soğuk sandviçler kategorisinde, tavuklu ve peynirli hazır tam buğday sandviçler 100 TL olarak fiyatını korurken, beyaz peynirli ve kaşar peynirli sandviçler de 105 TL’den satışa sunulmaya devam ediyor.
Pastane ürünleri tarafında açma 30 TL’den %16,7 artışla 35 TL‘den satılırken, sade poğaçanın fiyatı 30 TL olarak değişmeden kaldı. Soğuk içeceklerde su 15 TL, meyve suyu 30 TL, sade maden suyu ise 25 TL fiyatlarını korudu. Ancak, 170 ml ayran 25 TL’den %20,0 artışla 30 TL‘ye, limonata, sade süt ile kakaolu, muzlu ve çilekli aromalı sütler 30 TL’den %16,7 artışla 35 TL‘ye yükseliyor. Sıcak içecekler ve tabldot kısmında çay (30 TL), nescafe (50 TL), cappicino (50 TL) ve Türk kahvesi (60 TL) fiyatları sabit kaldı. Tabldot yemeklerde ise 4 çeşit 250 TL’den %12,0 artışla 280 TL‘ye, 3 çeşit 230 TL’den %13,0 artışla 260 TL‘ye çıktı.
Aşağıdaki tabloda, ürünlerin eski ve yeni fiyatları ile değişim oranları detaylı olarak sunulmaktadır:
| Ürün | 2025-2026 2. Dönem (TL) | 2026-2027 1. Dönem (TL) | Değişim (%) |
|---|---|---|---|
| ÇORBA | 75 | 80 | 6,7% |
| TAVUKLU HAZIR SANDVİÇ (TAM BUĞDAY) | 100 | 100 | 0,0% |
| PEYNİRLİ HAZIR SANDVİÇ (TAM BUĞDAY) | 100 | 100 | 0,0% |
| BEYAZ PEYNİRLİ SANDVİÇ | 105 | 100 | -4,8% |
| KAŞAR PEYNİRLİ SANDVİÇ | 105 | 100 | -4,8% |
| KARIŞIK SOĞUK SANDVİÇ | 115 | 125 | 8,7% |
| AYVALIK TOSTU | 150 | 160 | 6,7% |
| KUMRU | 180 | 160 | -11,1% |
| PATATESLİ SANDVİÇ | 85 | 90 | 5,9% |
| KAŞAR PEYNİRLİ TOST | 90 | 100 | 11,1% |
| SUCUKLU TOST | 90 | 100 | 11,1% |
| KARIŞIK TOST | 110 | 120 | 9,1% |
| SOSİSLİ SANDVİÇ | 85 | 90 | 5,9% |
| HAMBURGER (KIRMIZI ET) | 150 | 160 | 6,7% |
| HAMBURGER (BEYAZ ET) | 110 | 120 | 9,1% |
| PİLİÇ PANE (ŞİNİTZEL) | 115 | 130 | 13,0% |
| PİLİÇ NUGGET | 110 | 120 | 9,1% |
| ÇITIR BURGER | 110 | 120 | 9,1% |
| ETTİK ARASI KÖFTE | 170 | 180 | 5,9% |
| EKMEK ARASI KÖFTE (Beyaz et) | 125 | 135 | 8,0% |
| EKMEK ARASI TAVUK DÖNER | 120 | 130 | 8,3% |
| EKMEK ARASI ET DÖNER | 130 | 140 | 7,7% |
| TAVUK DÜRÜM | 130 | 145 | 11,5% |
| ET DÜRÜM | 170 | 180 | 5,9% |
| BULGURLU KÖFTE (ETSİZ) | 85 | 90 | 5,9% |
| PİZZA TEK KİŞİLİK (DİLİMLİ) | 90 | 100 | 11,1% |
| AÇMA | 30 | 35 | 16,7% |
| POĞAÇA (Sade) | 30 | 30 | 0,0% |
| SU | 15 | 15 | 0,0% |
| MEYVA SUYU (100 200ML) | 30 | 30 | 0,0% |
| AYRAN 170 ML | 25 | 30 | 20,0% |
| LİMONATA | 25 | 25 | 0,0% |
| MADEN SUYU SADE | 25 | 25 | 0,0% |
| MADEN SUYU MEYVELİ | 30 | 30 | 0,0% |
| SÜT SADE VE (KAKAO, MUZ, ÇİLEK) | 30 | 35 | 16,7% |
| ÇAY (BÜYÜK) | 30 | 30 | 0,0% |
| NESCAFE | 50 | 50 | 0,0% |
| CAPPUCCINO | 50 | 50 | 0,0% |
| TÜRK KAHVESİ | 60 | 60 | 0,0% |
| TABLDOT YEMEK (4 ÇEŞİT) | 250 | 280 | 12,0% |
| TABLDOT YEMEK (3 ÇEŞİT) | 230 | 260 | 13,0% |
| EMANET EŞYA (SORUMLULUK KANTİNCİ ESNAFINA AİTTİR) | 45 | 50 | 11,1% |
İstanbul Kantinciler Odası Başkanı Vahap Osmanoğlu, bu yılki zam oranının tüm ürünler genelinde ortalama %6,2 olduğunu belirterek, “Bu yıl enflasyonun çok altında zam yaptık. Hiç kimse açıklanan fiyat listesinin üzerine çıkamaz, gramaj küçültemez. Bakanlık bu konuda denetimlerini titizlikle sürdürüyor” uyarısında bulundu.
Başkan Osmanoğlu, yakın zamanda okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda yalnızca bakanlığın belirlediği beslenme kriterlerine uygun ürünlerin satışa sunulacağını hatırlattı. Osmanoğlu, yeni düzenlemeyle ilgili olarak, “Ambalajlı gıdaların üzerinde, ürünün içerdiği nişasta bazlı şeker ve toplam yağ miktarını gösteren renkli uyarı ibareleri yer alacak” ifadelerini kullanarak, sağlıklı beslenmeye verilen önemin altını çizdi.
Rusya’da yaşanan yürek burkan bir olay, sosyal medya kullanımının karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Genç bir kız, Instagram üzerinden başlattığı canlı yayın sırasında intihar edeceğini duyurduktan sonra, annesinin çaresiz yalvarışlarına ve gözyaşlarına rağmen hayatına son verdi.
Olay, Rusya’da ikamet eden genç kızın, kendi Instagram hesabı üzerinden gerçekleştirdiği canlı yayınla başladı. Yayın esnasında intihar etme niyetini açıklayan kızın sözleri, kısa sürede büyük bir şok etkisi yaratarak yüzlerce kişinin yayını takip etmesine neden oldu. Bu esnada durumdan haberdar olan annesi de acı dolu anları canlı yayından izlemeye başladı.
Çaresiz anne, kızına ulaşmak ve bu korkunç adımdan vazgeçirmek amacıyla canlı yayına bağlanarak dakikalarca gözyaşları içinde yalvardı. Aynı şekilde yayını takip eden çok sayıda kişi de yorumlar ve mesajlarla genç kızı bu kararından döndürmeye çalıştı. Ancak tüm bu ikna çabaları ve yürek burkan yakarışlara rağmen, genç kız canlı yayının devam ettiği sırada kendisini yüksek bir yerden aşağıya bırakarak intihar girişimini gerçekleştirdi.
Olay anında çevrede bulunanların ve canlı yayını takip edenlerin ihbarı üzerine bölgeye derhal sağlık ve emniyet birimleri yönlendirildi. Ancak olay yerine intikal eden sağlık ekiplerinin yaptığı ilk belirlemelerde, yüksekten atlayan genç kızın yaşamını yitirdiği tespit edildi. Bu trajik olay, sosyal medyanın denetimsiz kullanımının ve mental sağlık desteğinin önemini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı.
Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemine ilişkin yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Program (OVP) çalışmaları tamamlanarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyuna açıklandı. Ortak akıl ve katılımcılık prensipleriyle hazırlanan bu kapsamlı program, politikalar ve tedbirlerle küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin ekonomik hedeflerini belirliyor.
Programın tanıtımında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de önemli değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamalarda, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi seviyelere çıktığı bir dönemden geçildiği vurgulandı. Özellikle bölgede yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri, geçtiğimiz yıl esas alınan varsayımların güncellenmesini zorunlu kıldı.
Güncellenen OVP kapsamında 2026 yılına dair bazı önemli ekonomik göstergelerde revizyonlar yapıldı:
Bu güncellemeler, programın ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemekle birlikte, Türkiye ekonomisinin üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Özellikle 2026 yılı küresel büyümenin ivme kaybettiği bir yıl olarak öne çıkarken, 2027’de küresel büyümenin %3,4’e yükselmesi bekleniyor.
Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan AB’de büyümenin 2026’da %1,2’ye gerilemesi, 2027’de ise %1,4’e yükselmesi bekleniyor. MENA bölgesinde 2027 yılında beklenen %7,3’lük güçlü büyüme ise 2026’daki sert daralmanın baz etkisiyle gerçekleşecek. 2026 yılında ihracatçıların zorlu dış talep ortamına rağmen başarılı bir performans sergilediği de vurgulandı.
Jeopolitik risklerdeki belirgin artış ve savaşın ardından risk endeksinin tarihsel ortalamasının üzerine çıkması dikkat çekici bir diğer nokta. Bu durum, enerji ithalatı tahminlerinin yükselmesinde etkili oldu. Uygulanan politikalar çerçevesinde Türk Lirası’na (TL) güvenin artarak devam ettiği, TL mevduat payının %61,5 seviyesine yükseldiği belirtildi. Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminden çıkış sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ve risk priminin (CDS) 220’nin altına inmesi, kaydedilen önemli mesafeler arasında yer alıyor.
Ağustos ayında 280 milyar dolar seviyesine ulaşan ihracat performansı ve orta-yüksek teknoloji ürünlerinin ihracattaki payının %40’tan %44,1’e yükselmesi de olumlu gelişmelerden. Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin dış dengede geçici baskı oluşturduğu belirtilirken, cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te %1,6, 2026’da %2,3 seviyesinde gerçekleştiği ve uzun dönem ortalaması olan %3,2’nin belirgin bir şekilde altında kaldığı ifade edildi.
Programın en öncelikli hedeflerinden biri fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek hanelere indirmek. %75,5 seviyesine yükselen enflasyonun belirgin bir düşüş eğilimine girdiği, geçici olarak yataylaştığı ve Ağustos 2026 itibarıyla %31,5 seviyesinde gerçekleştiği açıklandı. Yılsonu hedefi ise %28,4.
Merkez Bankası’nın hesaplamalarına göre, savaştan doğrudan etkilenen ana kalemler dışarıda bırakıldığında enflasyonun aşağı yönlü bir seyir izlediği ve savaşın enflasyon üzerindeki etkisinin 7 puana yakın olduğu belirtildi.
Tasarruf genelgesiyle kamuda önemli ölçüde tasarruf sağlandığı ifade edildi. 2016 harcama biriminde denetimler gerçekleştirilerek, genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı %4,6’dan %2,9 seviyesine düşürüldü.
2026 yıl sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doları aşması ve kişi başı milli gelirin 20 bin doları aşarak Türkiye’nin satın alma gücü anlamında 11. büyük ekonomi konumunu sürdürmesi bekleniyor.
Elde edilen kazanımlar üzerine inşa edilen yeni OVP hedefleri ise şu şekilde sıralandı:
Deprem dolayısıyla yapılan harcamaların 5,4 trilyon TL (104 milyar dolar) olduğu ve bu kaynakların konut, işyeri ve kamu altyapısının yeniden inşası için kullanıldığı belirtildi. Toplam 455 bin bağımsız konutun inşası tamamlandı. 2027’de depremle ilgili harcamaların 10 milyar dolara düşmesi bekleniyor. Kamu borcunun milli gelire oranının Türkiye’de %20 seviyesinde olduğu, gelişmiş ülkelerde ise bu oranın %100’ün üzerinde olduğu vurgulandı.
Program süresince 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması ve işsizlik oranının %8’in altına gerilemesi öngörülüyor. Milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması hedefleniyor. Büyümenin sadece hızına değil, kalitesine de odaklanılacak.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon raporunda 2026 yılsonu tahminlerinin güncellendiğini, 2027 ve sonrası için tahminlerin OVP sürecinde yapılacağını belirtti. Karahan, küresel konjonktürdeki değişen dinamiklerin (pandemi, tedarik zinciri, ticaret savaşları, fiziksel savaşlar) arz şokları yaratarak enflasyon dinamikleri üzerinde ciddi etkileri olduğunu, bu yılki 7 puanlık etkinin savaşın beklenenden daha ciddi seyretmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda tasarrufların yatırımları azaltmadığını, aksine kamu yatırımlarının milli gelire oranında cüzi bir artış olduğunu vurguladı. Tasarruf genelgesinin güçlü bir izleme, denetleme ve yaptırım uygulamasıyla sonuç verdiğini, kamu taşıtları, binaları, enerji, su, ulaşım ve iletişim giderlerinde önemli düşüşler kaydedildiğini ve 484 milyar TL tasarruf edildiğini açıkladı. Kiralık taşıt sayısında %21 düşüş sağlandığını, enerji ve su kullanımında ciddi tedbirler alındığını belirtti.
Kayıt dışılıkla mücadelede gönüllü uyumu önceliklendirdiklerini, büyük veri analitiği kullanarak mükelleflere denetim öncesi düzeltme imkanı sunduklarını ifade etti. Büyük şirketlerde denetim oranının 3’e katlandığını, küçük ölçekli şirketlerde ise gerilediğini aktardı. Vergi gelirlerinin milli gelire oranının 2026’da %17’nin üzerine çıktığını, 2027’de ise %17,9 tahmin edildiğini söyledi.
Şimşek, küresel şoklar ve zorlu coğrafyaya rağmen Türkiye’nin dayanıklılığının arttığını, OVP’nin öngörülebilirliği artırdığını ve güçlü siyasi iradeyle sahiplenilmesinin değerli olduğunu vurguladı. KKM’den çıkışın önemine değinirken, ihracat kredilerinin toplamdaki oranının %12’lere çıktığını, reeskont kredilerinin 17 kat artırıldığını, çiftçi ve esnafa yönelik faiz sübvansiyonları ile üretici kesimin yanında olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadelenin para ve maliye politikalarının bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesini gerektirdiğine inandıklarını belirtti. Geriye dönük fiyat artışlarının enflasyon ortalamasının üstünde olduğunu ve maliye politikasının gelecekte enflasyonla mücadeleye daha fazla katkı sunacağını ifade etti. Deprem konutlarının bitmesinin, deprem yaşayan şehirlerde konut arzını ve kira fiyatlarını olumlu etkilediğini, enerjide ise yerli ve yenilenebilir kaynakları geliştirme yönünde güçlü bir çaba içerisinde olduklarını kaydetti.
2026-2028 dönemini kapsayan önceki OVP’de ekonominin 2026’da %3,8, 2027’de %4,3 ve 2028’de %5 büyümesi hedeflenmişti. Enflasyonun bu yıl için %16, 2027 için %9, 2028 için %8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının GSYH’ye oranı 2026’da %3,5, program sonunda ise %2,8 olarak hesaplanmıştı. İşsizlik oranında 2026 için %8,4, 2027 için %8,2 ve 2028 için %7,8 hedefi konulmuştu. İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027’de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması, ithalatın ise 2026’da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028’de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü. Yeni OVP, küresel ve bölgesel gelişmeler ışığında bu hedeflerde güncellemeler içeriyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” hedeflerine kararlılıkla ilerlediklerini belirtti. 2027-2029 Orta Vadeli Programı doğrultusunda birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendireceklerini, evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini bütünleşik bir yapıyla geliştireceklerini, üniversite hastanelerini eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumunda daha etkin kılacaklarını ifade etti. Aşı, ilaç, tıbbi cihaz ve yapay zeka teknolojilerinde yerli üretim kapasitesini artıracaklarını, değer bazlı geri ödeme modelleriyle finansal sürdürülebilirliği sağlayacaklarını ve sağlık turizminde hizmet kalitesi ile Türkiye’nin uluslararası konumunu daha ileriye taşıyacaklarını kaydetti. Memişoğlu, vatandaşların en iyi sağlık hizmetine erişimini esas alarak millet için durmaksızın çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Arkansas eyaletinde faaliyet gösteren bir restoranın sahipleri, iş yerlerini altüst edilmiş halde bulduklarında ilk etapta hırsızlık vakası yaşandığını düşündüler. Ancak güvenlik kameralarını incelediklerinde karşılaştıkları manzara, onları tam anlamıyla şaşkına çevirdi: Gece baskını yapanlar insan hırsızlar değil, yaramaz bir rakun ailesiydi.
Arkansas’taki restoranın kapılarını açan işletme sahipleri, içerideki eşyaların yerinden oynadığını, tezgahların devrildiğini ve mutfak malzemelerinin dört bir yana saçıldığını fark etti. Mekanın adeta bir savaş alanına döndüğünü gören işletmeciler, büyük bir soygun yaşandığına kanaat getirerek zaman kaybetmeden güvenlik kayıtlarını incelemeye başladı.

Güvenlik kameralarının kayıtları incelendiğinde, işletme sahipleri gözlerine inanamadı. Görüntülerde, içeriye süzülen “hırsızların” sevimli ama bir o kadar da yaramaz bir grup rakun olduğu açıkça görülüyordu. Bu beklenmedik keşif, hırsızlık korkusunun yerini büyük bir şaşkınlığa ve hatta komik bir duruma bıraktı.
Kameralara yansıyan görüntülerde, gece yarısı sessizliğinde restorana sızan rakunların mutfaktan yemekhaneye, depodan büfeye kadar her köşeyi gezdiği, yiyecek arayışıyla rafları devirdiği ve adeta kendi evlerindeymişçesine etrafı darmadağın ettiği anlar net bir şekilde izlenebiliyordu. Bu yaban hayatı baskını, işletmede büyük bir karmaşaya neden oldu.

Yaşanan bu olağan dışı olayın ardından, restoranın kapsamlı bir temizlik ve düzenleme çalışması için geçici olarak kapatılması kararı alındı. Başlangıçta korku ve endişe yaratan hırsızlık şüphesi, rakunların eğlenceli ve yaramaz bir gece macerasına dönüşünce, olayın kendisi de oldukça sıra dışı ve akılda kalıcı bir hikayeye dönüştü.
Restoranın güvenlik kameralarına yansıyan ve bu “tatlı belayı” gözler önüne seren görüntüler, kısa sürede sosyal medyada büyük yankı uyandırarak viral hale geldi ve binlerce kişi tarafından paylaşıldı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.