43,6062
0.16%51,6027
0.37%6.942,61
3,13%13521.96
3,13%
Kasım 2024’te sendikaların çağrısıyla üç gün süreyle iş bırakan aile hekimlerinin ücret, teşvik ve destek ödemelerinden yapılan kesintiler, uzun süren bir yargı sürecinin ardından Danıştay’ın emsal niteliğindeki kararıyla yeni bir boyut kazandı. Bu karar, kamu görevlilerinin sendikal hakları ile çalışılmayan günler için ücret ödenmemesi prensibi arasındaki dengeyi yeniden tanımlıyor.
Eyleme katılan aile hekimlerinin açtığı davalara bakan İstanbul’daki dört ayrı idare mahkemesi, ücret kesintisi kararının iptaline ve kesilen paraların faiziyle birlikte ödenmesine hükmetmişti. Mahkemeler, aile hekimlerinin sendikal haklar ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında, çalışma hayatına ilişkin çıkarlarını savunmak amacıyla göreve gelmeme eylemlerinin, demokratik toplum düzeninin gerekleri ve ölçülülük ilkeleri sınırları içinde olduğunu belirtmişti. Bu eylemlerin Anayasa ile güvence altına alınan sendikal faaliyete ilişkin hakların kullanımı olduğu ve hukuki bir mazeret taşıdığı gerekçesiyle, ücret, teşvik ve destek ödemelerinden kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmişti.
Danıştay Başsavcılığı, idare mahkemelerinin bu kararlarının “kanun yararına bozulması” talebinde bulundu. Başsavcılık yazısında, kamu görevlilerinin kural olarak serbestçe sendikal faaliyette bulunabilecekleri ve bu hakkın kullanılmasını engelleyici her türlü müdahaleden kaçınılması gerektiği hususunda tereddüt olmadığını vurguladı. Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2009 yılında sendika çağrısıyla bir günlük eyleme katılan öğretmenlere verilen uyarı cezasını AİHS’nin 11. maddesine aykırı bulan kararına atıfta bulunarak, ücret kesintisinin sendika hakkını ihlal edip etmediği hususunda farklı bir değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti.
Başsavcılık, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca greve katılan işçilere dahi işverence hiçbir suretle ücret ödenemediğine dikkat çekerek, kanunla tanınmış grev hakkı olmayan aile hekimlerine çalışmadıkları günler için ödeme yapılmamasının adil bir uygulama olarak kabul edilmesi gerektiğini savundu. Yazıda, çalışılmayan günler için ücret ödenmemesinin sendika hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği ve bu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilerek, idare mahkemesi kararlarının bozulması talep edildi.
Danıştay 2. Dairesi, Başsavcılığın talebini değerlendirerek önemli bir karara imza attı. Daire kararında, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği uyarınca, aile hekimlerine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapıldığı ve yıllık izin süresinin ilk 14 günlük kısmı hariç, çalışılmayan günler için ücret ödenmemesinin sözleşmenin ve yönetmeliğin gereği olduğu belirtildi. Aile hekiminin izinli ya da raporlu olması gibi hallerde dahi vekalet hizmeti verilmemesi durumunda ödeme yapılmamasının mevzuat gereği olduğu vurgulanarak, yönetmelikte sayılan haller dışında hangi mazerete dayalı olursa olsun işe gelmeyen aile hekimine ödeme yapılamayacağı görüşü dile getirildi.
Kararda, sendikal faaliyet sebebiyle işe gelmeyen aile hekimlerine ödeme yapılmasına imkan bulunmadığı kaydedilerek, Başsavcılık yazısında olduğu gibi grev döneminde işçilere ücret ödenemeyeceğine ilişkin yasa hükmüne dikkat çekildi. Sağlık çalışanlarına acil sağlık hizmetlerini aksatmadan iş bırakmaları nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceğine ilişkin AİHM ve ulusal yargı kararları bulunsa da, çalışılmayan günler için idari hizmet sözleşmesinde yer alan hükme dayanarak ücret ödenmemesinin sendikal faaliyetlerin engellenmesi olarak kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Danıştay 2. Dairesi, bu gerekçelerle idare mahkemelerinin kesilen ücretlerin aile hekimlerine yasal faiziyle iade edilmesine ilişkin kararlarını kanun yararına bozdu. Bu bozma kararı, davayı açan aile hekimlerinin kesilen paralarını faiziyle almalarını engellemiyor; ancak, kararın asıl önemi, gelecekte sendikal nedenlerle iş bırakacak aile hekimlerinin kesilen ücretleri için açacakları davalarda idare mahkemelerinin büyük olasılıkla davayı reddedeceği anlamına geliyor. Bu karar, kamu sektöründe sendikal eylemlere katılımın ücret hakkı üzerindeki etkileri konusunda önemli bir hukuki içtihat oluşturdu.
GÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önceGÜNDEM
22 gün önce
1
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
111568 kez okundu
2
15 hisse hedef fiyatını yükseltti
11432 kez okundu
3
SPK’dan 4 şirketin sermaye artırımına onay
7462 kez okundu
4
Faiz kararı sonrası Trump’tan Powell’a sert tepki
4628 kez okundu
5
Otomotivde 2026 ihracat hedefi 43 milyar dolar
4509 kez okundu