DOLAR

43,5008

0.02%
EURO

51,6164

0.03%
ALTIN(gr)

6.494,76

-4,31%
BİST 100

13442.29

-4,31%
IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Kritik mineraller enerjinin ötesinde tüm sektörler için önemli
  • Sun Press
  • Ekonomi
  • IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Kritik mineraller enerjinin ötesinde tüm sektörler için önemli

IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Kritik mineraller enerjinin ötesinde tüm sektörler için önemli

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, IICEC'in bu yıl paylaştığı Türkiye'nin kritik enerji mineralleri görünümü raporunu, bu kapsamlı çalışmanın detaylarını ve Türkiye'nin bu noktadaki yolculuğunu Habertürk'e anlattı. Güray, Kritik mineraller enerjinin ötesinde tüm sektörler için kıymetli olduğuna vurgu yaparken; Eskişehir Beylikova sahasının çeşitlendirme arayışındaki küresel tedarik zinciri için fırsat barındırdığını belirterek "Esas değer, nadir toprak oksitlerinden mıknatısa giden yolculuğu tamamlamak; yani değer zincirini bütüncül planlamak. 694 milyon tonluk bir kaynak...

ABONE OL
21 Ocak 2026 00:00
IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Kritik mineraller enerjinin ötesinde tüm sektörler için önemli
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), enerji sektörünün geleceğini şekillendirecek kritik bir çalışmayı kamuoyuyla paylaştı: ‘Türkiye’nin Kritik Enerji Mineralleri Görünümü Raporu’. Bu kapsamlı rapor, Türkiye’nin enerji dönüşümü sürecindeki stratejik konumunu ve kritik minerallerdeki yol haritasını detaylandırıyor. IICEC Direktörü Bora Şekip Güray, raporun bulgularını ve Türkiye için taşıdığı anlamı değerlendirdi.

Güray, raporun hazırlanma sürecinde enerji dönüşümünün ve elektrifikasyonun kritik mineralleri merkeze oturttuğunu vurguladı. Enerji sistemleri elektriklendikçe, özellikle temiz enerji teknolojileri ve enerji iletim şebekeleri mineral yoğun hale gelmekte. Bu durum, kritik minerallere olan talebi artırarak enerji güvenliği, arz-talep dengesi ve jeopolitik faktörlerle birlikte bu mineralleri dünya gündeminin ilk sıralarına taşıdı. Güray, “Daha önce olması belki küresel enerji güvenliği için çok daha iyi olurdu,” ifadelerini kullanarak konunun aciliyetine dikkat çekti.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol’un uzun süredir tek bir ülkeye bağımlılığın getirdiği riskler ve kırılganlıklar konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Güray, yakın zamanda yaşanan ihracat kısıtlamalarının otomotiv sektöründe Avrupa ve Amerika’da yarattığı tedarik zorlukları ve fiyat artışlarını örnek gösterdi. Bu tür gelişmelerin kritik mineralleri karar vericilerin gündemine taşıdığını belirten Güray, “Riskler nerede ve biz bu risklere karşı ne tür çözümler geliştirebiliriz daha fazla konuşuluyor. Türkiye için de hem riskleri, hem de önemli fırsatları barındıran bir konu bu,” dedi.

KRİTİK MİNERALLER ENERJİNİN ÖTESİNDE TÜM SEKTÖRLER İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Küresel durumu ve Türkiye’nin güçlü-zayıf yönlerini değerlendiren Güray, Uluslararası Enerji Ajansı’nın tespit ettiği 20 stratejik mineralden 19’unda Çin’in pazar lideri olduğunu belirtti. Çin’in, galyum gibi çip teknolojileri, yapay zeka ve birçok endüstride kritik öneme sahip minerallerde yüzde 90’ın üzerinde pazar payına sahip olduğunu ifade etti. Bu bağımlılığın özellikle rafinaj ve işleme teknolojilerinde yoğunlaştığını dile getiren Güray, Çin’in bu alanda tartışmasız bir liderlik elde ettiğini söyledi. Nikel ise Endonezya’nın tek başına yüksek pazar payına sahip olduğu tek istisna olarak öne çıkıyor. Güray, kritik minerallerin sadece enerji sektöründe değil, savunma sanayii, havacılık, uzay gibi ulusal güvenlikle doğrudan bağlantılı stratejik sektörler için de vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

KRİTİK MİNERALLER VE BEYLİKOVA SAHASI: TÜRKİYE İÇİN KÜRESEL DENKLEMDE BÜYÜK BİR FIRSAT

Türkiye’de kritik mineraller ve nadir toprak elementleri denildiğinde akla ilk gelenlerden biri, Eskişehir’deki Beylikova sahası. Dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervi olarak belirtilen Beylikova, Türkiye’ye küresel tedarik zincirinde önemli bir alternatif rol üstlenme potansiyeli sunuyor. Güray, “Güvenilir alternatif tedarikçi arayışları ve çeşitlendirmeyi artırma ihtiyacı çok net,” diyerek Beylikova’nın Türkiye için küresel denklemde eşsiz bir fırsat olduğunu belirtti.

694 milyon tonluk bir kaynak ve bunun karşılığı olan 12-12.5 milyon tonluk nadir toprak elementi kaynağının, değer zincirinin sonundaki kalıcı mıknatıs teknolojisine kadar uzanabileceğini ifade etti. Elektrik motorları, rüzgar türbini jeneratörleri ve birçok sektörde yaygın kullanılan bu stratejik teknolojide Çin’in pazar payı yüzde 94’e ulaşıyor. Güray, “Esas değer oraya kadar gidebilmekte,” diyerek madencilikten başlayarak pilot tesis ölçeklendirme, Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji transferi ile nadir toprak oksitlerinden mıknatısa kadar tüm değer zincirini tamamlamanın önemine değindi. Bu süreçte uluslararası işbirlikleri ve insan kaynağı gelişiminin hayati rol oynayacağını sözlerine ekledi.

LİTYUM: EN HIZLI BÜYÜMENİN OLDUĞU KRİTİK MİNERAL

2053’e kadar lityuma olan talebin hızla artması bekleniyor. Rapordaki veriler, net lityum ithalatının 2020’de 280 milyon dolarlardan 2024’te 1.3 milyar dolara yükseldiğini gösteriyor. Güray, bu açığı düşürmenin yollarını şu şekilde açıkladı: “Lityum, elektrikli araç satışlarındaki artış ve enerji depolama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla en hızlı büyüyen mineral konumunda.” Rüzgar ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların artışıyla enerji depolama sistemleri, gelecekte lityum talebini daha da artıracak. Lityumun yanı sıra nikel, kobalt, demir fosfat ve grafit gibi batarya minerallerinde de yüksek bir büyümeye hazırlıklı olunması gerektiğini vurgulayan Güray, arz tarafındaki kritik öneme değindi. Geniş bir ekosistem içinde işbirlikleri, yatırım teşvikleri ve teknoloji destek hibelerinin hayata geçirilmesinin Türkiye için kritik adımlar olduğunu belirtti.

İŞGÜCÜ VE RAFİNAJ BU İŞİN KALBİNDE

Kritik minerallerin madenden çıkarılmasından rafinajına kadar olan tüm süreçler ciddi bir iş gücü ihtiyacı doğuruyor. Küresel olarak Çin’in diğer ülkelerin önüne geçtiği bu yarışta, yatırım, teknoloji ve insan kaynağı odağında hızlı bir gelişimin şart olduğunu belirten Güray, “Kritik minerallerin çıkarılmasından dönüştürmesine kadar olan süreçler birçok ülke için de yeni çalışılacak konular,” dedi.

Müfredattan başlayarak akademi ile sanayi arasındaki işbirliklerinin geniş bir alanda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu durumun Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu ifade eden Güray, ekosistemi büyüterek insan kaynağını geleceğe hazırlamanın, riskleri minimize ederken fırsatları maksimize etme potansiyeli taşıdığını söyledi. Özellikle rafinaj ve işleme teknolojilerinde yetkinlikleri geliştirecek insan kaynağına yatırım yapılmasının bu yolculuğun kalbinde yer aldığını vurgulayarak önerilerini sundu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r