43,5094
0.02%51,6232
0.02%6.514,86
-3,98%13838.29
-3,98%
Ankara Sanayi Odası (ASO), Türkiye’nin teknolojik ilerlemesini gözler önüne seren “İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi” (ASO – İLTEK) 2025 yılı sonuçlarını kamuoyuna duyurdu. Geçtiğimiz yıl ilki yayımlanan bu değerli rapor, bu yıl 2023, 2024 ve 2025 verilerini bir araya getirerek iller arasındaki teknolojik gelişmişlik düzeyinin karşılaştırmalı analizini mümkün kıldı.
ASO – İLTEK projesinin başında, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kökenli ASO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Cansız yer alıyor. Dr. Ahmet Dinçer ve Seda Aydın gibi DPT tecrübesine sahip isimlerin yanı sıra, Prof. Dr. Nuri Yavan, Prof. Dr. İbrahim Semih Akçomak, Dr. Mustafa Ünsalan, Dr. Serkan Bürken, TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Ekrem Cünedioğlu ve Buse Yılmaz gibi alanında uzman akademisyenler danışmanlık yaparak projenin bilimselliğini ve derinliğini güçlendirdi. Rapor, beş ana kategori altında toplanan 37 farklı değişkeni inceleyerek illerin teknolojik gelişim seviyelerini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, araştırma sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında, ASO – İLTEK’i sadece bir yayın olarak değil, “Türkiye’nin teknoloji navigasyonu” ve “teknoloji yolculuğuna tutulan bir ayna” olarak nitelendirdi. Ardıç, projenin temel amacının şehirleri birbiriyle yarıştırmak değil, mevcut kapasiteleri ölçmek, başarıları görünür kılmak, olası riskleri erken dönemde teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçiş sürecini hızlandırmak olduğunu belirtti.
Teknolojinin günümüzde sadece ekonomik bir rekabet unsuru olmaktan çıkıp, egemenliğin temel dili haline geldiğini vurgulayan Ardıç, yarı iletkenlerden yapay zekâya, savunmadan yeşil teknolojilere kadar her alanda teknolojinin jeopolitik bir mesele olduğunun altını çizdi. Küresel İnovasyon Endeksi’nde Türkiye’nin 139 ülke arasında 43. sıraya, üst-orta gelir grubunda ise Çin ve Malezya’nın ardından 3. sıraya yükseldiğine dikkat çeken Ardıç, Türkiye’nin girişimcilik, pazar büyüklüğü ve üretim kapasitesi açısından güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Ancak, bilginin ticarileştirilmesi, yüksek katma değerli teknoloji ihracatı ve küresel ölçekte marka yaratma konularında daha uzun bir yol katedilmesi gerektiğini de ekledi.
Ardış, “Türkiye küresel teknoloji liginde geride değil, ancak bir eşiktedir. Bu eşiği ülkeler değil, şehirler aşacaktır. Günümüz dünyasında teknolojide rekabet edenler ülkeler değil, şehirler ve şehir ekosistemleridir. Bu şehirler bir gecede yükselmedi. Kendi ekosistemlerini yatırımla, üretimle, yenilikle, veriyle ve en önemlisi sabırla inşa ederek bugüne geldiler” sözleriyle şehirlerin teknoloji rekabetindeki kritik rolüne dikkat çekti.
ASO – İLTEK sonuçları, Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu açıkça ortaya koydu. Ankara, araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sıradaki yerini korurken, teknoloji üretimindeki liderliğini de pekiştirdi. Ardıç, Ankara’yı bu zirveye taşıyan unsurun sadece üretim hacmi veya sanayi ölçeği olmadığını, aynı zamanda üniversite – kamu – sanayi arasındaki güçlü iş birliği, nitelikli insan kaynağı, modern teknoparkları, teknoloji geliştirme merkezleri ile savunma ve havacılık başta olmak üzere derin teknoloji üretim kabiliyeti sayesinde AR-GE’yi yenilikçiliğe, yenilikçiliği de ihracata ve yüksek katma değere dönüştüren güçlü ekosistemi olduğunu vurguladı.
Ankara’nın toplam ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payının yüzde 13,3 ile diğer büyük sanayi illerinin ve Türkiye ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmesi, bu teknolojik dönüşümün somut bir göstergesi olarak öne çıktı. Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerinin 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu değerin 65 dolara ulaşması, katma değerli üretimin önemini bir kez daha gösterdi. Ardıç, bu başarının sürdürülebilir kılınması için yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu ve teknolojiyi üretmek kadar, nitelikli insan kaynağını çekme ve elde tutmanın da kritik hale geldiğini belirtti. Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de ortaya koydu.
Proje Direktörü Prof. Dr. Mehmet Cansız, araştırma sonuçlarına dair bilgi verirken, bu yıl raporun temasını özellikle savunma sanayii olarak belirlediklerini ifade etti. Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği önemli başarıların, artık bu alandaki teknolojik yenilikleri sivil ihtiyaçlara yönelik üretime dönüştürerek bir ileri aşamaya taşınması gerektiğini vurguladı. Cansız, raporun bu tür stratejik amaçlara yönelik politikacılar için değerli bir materyal sunduğunu dile getirdi.
Prof. Dr. Mehmet Cansız, Türkiye’nin yapay zekâ (YZ) konusunda küresel rakiplerinin gerisinde kaldığına dikkat çekerek, ülkenin büyüklüğü ile inovasyon kapasitesinin örtüşmesi gerektiğini ifade etti.
Rapora göre, Türkiye’de robotik ve mühendislik yetkinlikleri alanında kayda değer gelişmeler yaşanıyor. 2022-2023 döneminde ABD, Çin, İtalya, Japonya, Fransa gibi gelişmiş ülkelerde kurulan endüstriyel robot sayısı azalırken, Türkiye’de bu oran yüzde 15 arttı. Bu veri, Türk imalat sektörünün otomasyon ve yapay zekâ destekli üretim teknolojilerine hızlı adaptasyon sağladığını gösteriyor. Türkiye’de 2016-2024 döneminde yapay zekâ becerilerindeki yüzde 198’lik artış, YZ için gerekli insan sermayesini yetiştirme kapasitesinin güçlendiğine işaret ediyor. Ancak, geçen yılki raporda da belirtildiği üzere, net YZ becerisi göçünün Türkiye’nin öncelikli sorunlarından biri olmaya devam ettiği vurgulandı. Raporda verileri sunulan 48 ülke arasında 2024 itibarıyla YZ becerileri açısından en çok net dış göç veren ülke Türkiye oldu. Ayrıca, Türkiye’nin ileri YZ araştırmalarına katkısının sınırlı kaldığı belirtildi.
Özel sektör YZ yatırımları açısından da Türkiye’nin öncü ülkelerin oldukça gerisinde kaldığı gözlemlendi. 2023 verilerine göre, özel sektör YZ yatırımları ABD’de 67,2 milyar dolar, Çin’de 7,76 milyar dolar, İngiltere’de 3,78 milyar dolar, Hindistan’da 1,39 milyar dolar seviyesindeyken, Türkiye’de bu rakam 151,2 milyon dolarda kaldı. Rapor, Türkiye’nin ulusal YZ stratejisini somut eylemlere dökerek AR-GE yatırımlarını artırması, veri paylaşım altyapısını kurması ve yetenekli araştırmacıların ülke içinde kalmasını sağlayacak adımlar atması gerektiğinin altını çizdi.
İllerin teknolojik gelişmişlik sıralamasında Ankara birinciliğini korurken, onu İstanbul takip etti. Geçen yılki raporda Ankara ve İstanbul ile birlikte en üst kategoride yer alan Eskişehir ve Kocaeli, bu yıl bir alt kategoriye geriledi. Kayseri ise patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki dikkat çekici performansıyla bir sıra yükselerek 6’ncılığa ulaştı. Raporda ayrıca, Niğde’nin bir yıl içinde 34 basamak atlayarak 22. sıraya, Iğdır’ın ise 30 basamak yükselerek 42. sıraya çıkması, önemli ilerlemeler olarak kaydedildi. Bursa ve Sakarya da teknolojik gelişimde öne çıkan iller arasında yer aldı.
GÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
111537 kez okundu
2
15 hisse hedef fiyatını yükseltti
11401 kez okundu
3
SPK’dan 4 şirketin sermaye artırımına onay
7433 kez okundu
4
Faiz kararı sonrası Trump’tan Powell’a sert tepki
4596 kez okundu
5
Otomotivde 2026 ihracat hedefi 43 milyar dolar
4479 kez okundu