ABD Başkanı Donald Trump, dünya gündemini meşgul eden ABD-İran geriliminde kritik açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik olası bir askeri müdahale olasılığı tartışılırken, Trump, bölgesel müttefiklerle herhangi bir saldırı planının detaylarının paylaşılmayacağını net bir dille ifade etti. Bu stratejik tutum, hem operasyonel gizliliği koruma hem de bölgedeki hassas dengeyi gözetme amacını taşıyor.
Başkan Trump’ın en dikkat çekici açıklamalarından biri, İran’a yönelik potansiyel bir operasyonun planlarının müttefiklerle paylaşılmayacağı yönündeydi. “Bölgedeki müttefiklere planımızı asla açıklayamayız. Onlara planı söyleseydim, bunu size anlatmak kadar kötü olurdu; hatta daha da vahim sonuçlar doğurabilirdi” sözleriyle bu kararın arkasındaki hassasiyeti vurguladı. Bu açıklama, herhangi bir bilgi sızıntısının operasyonun başarısını tehlikeye atabileceği endişesini yansıtıyor.
Gerilimin tırmanışına rağmen, ABD Başkanı Trump İran ile diplomatik temasların sürdüğünü de belirtti. Trump, “Ancak şu anki durum şu: İran bizimle görüşüyor. Bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi halde ne olacağını göreceğiz” ifadelerini kullanarak, çözüm için müzakere yolunun açık olduğunu ima etti. Öte yandan, ABD’nin bölgedeki askeri gücü de göz ardı edilemez. Başkan, “Bölgeye doğru ilerleyen büyük bir filomuz var; Venezuela için Karayipler’e gönderdiğimizden bile daha büyük” diyerek, olası bir anlaşmazlık durumunda askeri seçeneğin de masada olduğu mesajını verdi.
Trump, daha önceki açıklamalarında da bu konuya değinmiş, “Şu anda İran’a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz. Umarım bir anlaşma yapabiliriz. Anlaşma yaparsak bu iyi olur, anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz” sözleriyle hem müzakereye açık kapı bırakmış hem de olası sonuçlara ilişkin uyarıda bulunmuştu.
İran, ABD ile yaşanan dış gerilimlerin yanı sıra iç dinamiklerle de mücadele ediyor. 28 Aralık 2025 tarihinde başlayan ve ülke geneline yayılan gösteriler, yerel para biriminin değer kaybı ve ekonomik sıkıntılardan kaynaklanmıştı. Tahran Büyük Çarşı’dan yayılan protestolar, 8 Ocak 2026’da şiddetlenmiş ve yönetim internet erişimini engelleme kararı almıştı. Bu olaylar sonucunda, İran Şehit ve Gaziler Vakfı’nın 21 Ocak’ta Adli Tıp Kurumu’na dayandırdığı verilere göre, güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişi hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybedenlerin 2 bin 427’si “silahlı terör grupları” tarafından öldürülen güvenlik güçleri ve sivil vatandaşlar olarak açıklanırken, 690 kişi hakkında ise detaylı bilgi verilmemişti.
İran’ın nükleer programı, bölgesel gerilimin ana unsurlarından biri olmaya devam ediyor. 13 Haziran 2025’te, İsrail’in İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler sürerken İran’ın çeşitli kentlerindeki nükleer ve askeri tesisleri ile sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenlediği biliniyor. Bu saldırıların ardından, İsrail’e açık destek veren ABD, 22 Haziran 2025 tarihinde Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç önemli nükleer tesisine “Gece Yarısı Çekici” adını verdiği operasyonla müdahale etti. Bu operasyonda, sadece ABD’nin envanterinde bulunan “sığınak delici” bombalar kullanıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, bu saldırıları “büyük bir başarı” olarak nitelendirmişti. Ancak medyaya sızan ilk hasar değerlendirme raporları, operasyonların İran’ın nükleer programını tamamen yok etmediğini, yalnızca birkaç ay gerilettiğini öne sürmüştü. Bu gelişmeler, İran’ın nükleer faaliyetlerine yönelik uluslararası endişelerin devam ettiğini gösteriyor.
GÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
17 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önceGÜNDEM
18 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7751 kez okundu
2
Türk Akıncı TİHA’lar Halep’in Deyr Hafir kentinde
5508 kez okundu
3
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4699 kez okundu
4
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4102 kez okundu
5
Suriye’de YPG ile varılan ateşkes 15 gün uzatıldı
4005 kez okundu