Bu bir film değil: Turistler Saray Bosna’da hamile kadınları vurmak için ekstra para ödediler
  • Sun Press
  • Gündem
  • Bu bir film değil: Turistler Saray Bosna’da hamile kadınları vurmak için ekstra para ödediler

Bu bir film değil: Turistler Saray Bosna’da hamile kadınları vurmak için ekstra para ödediler

ABONE OL
14 Şubat 2026 12:00
Bu bir film değil: Turistler Saray Bosna’da hamile kadınları vurmak için ekstra para ödediler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Saraybosna Savaşı’nın Kan Donduran Sırrı: Yabancı Turistlerin “İnsan Safarisi” Skandalı

Saraybosna Savaşı’na dair ortaya çıkan son bilgiler, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birini bir kez daha aralıyor. 1990’lı yıllarda, savaşın en şiddetli dönemlerinde, aralarında İngilizlerin de bulunduğu yabancı turistlerin Saraybosna’da masum sivilleri “eğlence” amacıyla öldürmek için on binlerce sterlin ödediği iddia ediliyor. Bu akıl almaz vahşetin en çarpıcı detayı ise, çocukları ve hamile kadınları hedef almak isteyenlerin, bu dehşet için daha fazla para teklif etmeye hazır olmalarıydı.

Masumları Hedef Alan Ölümcül Eğlence: “İnsan Safarisi” Nedir?

Tanık anlatımlarına göre, bu kişiler paralı keskin nişancılarla birlikte şehrin masum sakinlerini hedef alıyor, ardından akşamları alkol dolu sofralarda işledikleri cinayetleri adeta bir “zafer” gibi kutluyordu. Bu korkunç faaliyetler, daha sonra uluslararası kamuoyunda “insan safarisi” olarak anılacaktı. Britanya, İtalya, ABD, Rusya ve farklı ülkelerden gelen bu yabancıların, Saraybosna’daki sivilleri öldürmek amacıyla Bosnalı askerlerle anlaştığı iddia ediliyor. Kişi başı ödenen meblağın 70 bin ile 88 bin sterlin arasında olduğu belirtiliyor.

Hırvat araştırmacı gazeteci Domagoj Margetic’in aktardığı bilgiler, vahşetin boyutlarını gözler önüne seriyor. Margetic’e göre, bu acımasız “turistler” çocukları ve hamile kadınları vurmak istediklerinde ekstra ücret ödüyorlardı. Bu durum, bazı sivillerin sadece daha “kolay” veya daha “savunmasız” oldukları için özel olarak seçildiğini gösteriyordu.

Tanık Anlatımları: Dehşetin İçinden Gelen Sesler

O dönemde asker olan Aleksandar Licanin, yıllar sonra dahi yaşadığı travmanın etkisinden kurtulamadığını belirtiyor. Licanin’e göre, yabancı katılımcılar, Slavko Aleksic adlı bir komutanın kontrolündeki bir bölgede sivilleri hedef alıyordu. “Mezarlıktan ateş ediyorlardı. Kadınları, çocukları ve yaşlıları hedef alıyorlardı. Tamamen kontrolden çıkmışlardı,” diyen Licanin, Aleksic’in psikopat olduğunu ve bunun bakışlarından bile anlaşılabildiğini dile getiriyor. Licanin’in anlatımlarına göre Aleksic, kaputunda insan kafatası bulunan bir cip kullanıyordu. Turistlere hedefler önceden gösteriliyor, yüksek binalardaki en iyi keskin nişancı noktaları için ise ayrıca para talep ediliyordu. Bu “özel noktalar” için ödenen ek ücretin 400 sterline kadar çıktığı ifade ediliyor.

Vahşetin Kutlandığı Sofralar ve Unutulmayan Travmalar

Gün boyu insanları hedef alan bu kişiler, akşamları bol alkollü sofralarda bir araya geliyordu. Kızarmış domuz ve kuzu etlerinin servis edildiği bu yemeklerde, gün içinde öldürdükleri masum insanlar konuşuluyor, adeta bu akıl almaz vahşet kutlanıyordu. “Bir çocuğu öldürdükten sonra bununla nasıl yaşayabiliyorlar, aklım almıyor,” diyen Licanin, bu görüntülerin hayatı boyunca peşini bırakmadığını vurguluyor.

Dönemin Saraybosna Emniyet Müdürü Zlatko Miletic de bu yabancıların çok sayıda çocuk ve kadının ölümünden sorumlu olduğunu doğruluyor. Miletic, bu kişilerin para karşılığında ağırlandığına dair güvenilir bilgiler bulunduğunu ve çoğunun İtalya’dan geldiğini ifade ediyor. Licanin ise yaşadıklarının etkisini hâlâ üzerinden atabilmiş değil. “Eşim hâlâ geceleri kâbus gördüğümü söylüyor. Ben sabah hatırlamıyorum ama bedenim unutmuyor,” diyen Licanin, sözlerini şöyle noktalıyor: “Saraybosna’ya gelen bu yabancıların zihinleri hastaydı. Ama eminim, onlar bugün rahat uyuyordur.”

Saraybosna’nın Kanlı Sokakları: “Keskin Nişancı Sokağı” ve Sorumlular

Şehrin ana yollarından biri olan Meša Selimovic Bulvarı, o yıllarda o kadar tehlikeliydi ki halk arasında “Keskin Nişancı Sokağı” olarak anılıyordu. İnsanlar evlerinden çıkarken vurulup vurulmayacaklarını bilmiyordu; kentte yaşayan siviller yıllarca sürekli ölüm korkusuyla yaşadı. İddialara göre bu “turistler”, dönemin Bosnalı Sırp lideri Radovan Karadzic’e bağlı birliklere para ödedi. Karadzic, daha sonra soykırım ve insanlığa karşı suçlardan 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu anlatımlar, savaşın sadece cephede değil, insanlığın vicdanında da ne kadar derin ve onarılmaz yaralar açtığını bir kez daha acı bir şekilde hatırlatıyor.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r