43,7339
0.19%51,9339
-0.02%7.075,01
2,56%14180.69
2,56%
Borsa İstanbul, hem yerli hem de küresel yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Yılbaşından bu yana endeksin gösterdiği yüzde 26’lık yükseliş, “aşırı mı yükseldik” veya “bir dinlenme dönemine mi giriyoruz” gibi soruları beraberinde getiriyor. Ancak, özellikle 12 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen yabancı alımları, piyasanın yönünü içeriden çok dış etkenlerin belirlediğini gözler önüne seriyor. Nitekim, kamuoyunun bazı bakanlık değişikliklerine yönelik tepkisine karşın borsanın olumlu seyretmesi de bu bakış açısıyla daha doğru yorumlanabilir.
Peki, Borsa İstanbul’u yukarı taşıyan temel dinamikler neler? Öncelikle, enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüş trendi, bu olumlu tablonun en önemli mimarlarından. Bunu takiben, ülke risk primindeki (CDS) iyileşme, Merkez Bankası rezervlerindeki artış, bütçe açığındaki daralma ve cari açığın henüz ciddi bir risk teşkil etmemesiyle kur tarafındaki göreceli istikrar, temel dayanak noktalarını oluşturuyor. Tüm bu makroekonomik göstergeler, borsa şirketlerinin bilançolarında beklenen iyileşmenin habercisi. Piyasalar geleceği satın alma eğiliminde olduğundan, şirket karları henüz tam anlamıyla artmadan hisse alımları hız kazanıyor.
Küresel merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girmesi ve Türkiye’nin ABD ile Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde yaşanan olumlu gelişmeler de Borsa İstanbul için güçlü bir gerekçe sunuyor. Özellikle ABD ile ikili ilişkilerdeki iyileşme, karşılıklı söylemlerin yumuşaması ve Suriye’de elde edilen siyasi başarılar, sermaye ve para piyasalarını doğrudan etkiliyor. Bu bağlamda, uluslararası fonlar da Türk hisse senetlerine yönelik alım iştahını artırıyor. Nitekim, geçtiğimiz günlerde dev ABD’li yatırım fonu BlackRock’ın Borsa İstanbul’dan hisse alımı yaptığını açıklaması, ekonomi ve siyaseti birlikte okuyanlar için büyük bir anlam ifade ediyor.
Merkez Bankası ve Borsa İstanbul verilerine göre, yabancı yatırımcılar yılbaşından bu yana yaklaşık 2 milyar dolarlık net alım gerçekleştirdi. Bu alımlar, özellikle belirli günlerde yoğunlaşarak devam ediyor. Örneğin, 12 Şubat 2026 tarihinde yabancı yatırımcıların brüt 9 milyar TL, net ise 2,5 milyar TL’lik önemli bir alım yaptığı biliniyor. Bank of America aracılığıyla gerçekleşen bu işlemler, geçtiğimiz ay da brüt 3 milyar doları aşan alımlara işaret ediyordu.
Tüm bu pozitif gelişmelerle birlikte Borsa İstanbul’a yönelik ilgi artarken, yatırımcılar doğal olarak bu alımların ne zaman durulacağını merak ediyor. Ancak, küresel piyasalara göz attığımızda, resmin daha geniş bir perspektife sahip olduğunu görüyoruz. MSCI’ın gelişmekte olan ülke getirileri listesine bakıldığında, global alımların etkisiyle Türkiye’nin getiri sıralamasında ilk beşe bile giremediği dikkat çekiyor. Listenin ilk sırasında Peru yer alırken, Güney Kore, Mısır ve Kolombiya borsaları Türkiye’yi geride bırakmış durumda.
JP Morgan’ın gelişmekte olan ülkelere yönelik para akışlarını gösteren tablosu, daha geniş bir resmi ortaya koyuyor. Türkiye’ye yılbaşından bu yana 2 milyar dolarlık bir girişten bahsetsek de, 2025 yılı boyunca tüm gelişmekte olan ülke borsalarına 29,2 milyar dolarlık net bir akım gerçekleştiği görülüyor. Bu rakam, 2026 yılının başından Şubat ayının ikinci haftasına kadar olan dönemde ise 47 milyar dolara ulaşmış durumda. Bu veriler, gelişmekte olan piyasalara güçlü bir sermaye akışı olduğunu ve Borsa İstanbul’un bu akımdan henüz yeni yeni payını almaya başladığını gösteriyor.
GÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önceGÜNDEM
29 gün önce
1
Yabancı ilgisini üzerine çeken yerli hisseler
111609 kez okundu
2
15 hisse hedef fiyatını yükseltti
11467 kez okundu
3
SPK’dan 4 şirketin sermaye artırımına onay
7497 kez okundu
4
Gümrük engelini aşan Temu Türkiye’ye geri döndü: ithalatçı şirket kurdu
5168 kez okundu
5
Avrupa Merkez Bankası faizi sabit bıraktı
4672 kez okundu