İran’ın dün gece saatlerinde İsrail’deki stratejik hedeflere yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı misilleme operasyonu, Orta Doğu’daki güç dengelerini kökten sarsarak Tel Aviv yönetiminde büyük bir panik ve belirsizlik ortamı yarattı. Dimona ve Arad gibi kritik şehirleri hedef alan saldırılar, bizzat Başbakan Netanyahu tarafından “son derece zor bir akşam” olarak nitelendirildi. Bu gelişme, bölgede tırmanan gerilimin yeni bir boyut kazandığını gözler önüne serdi.
Uzun süredir Gazze Şeridi’nde sistematik bir yıkım politikası uygulayan, sivil yerleşim birimlerinden ibadethanelere kadar her noktayı hedef alan Netanyahu hükümeti, benzer saldırgan tutumunu Lübnan sınırına da taşımıştı. Ancak dün gece yaşanan sarsıcı operasyonun ardından Netanyahu, kendi saldırılarında tamamen göz ardı ettiği “sivil hassasiyet” söylemine sığınmak zorunda kaldı. Çocukların ve yaşlıların yaşam hakkını hiçe sayan eylemlerin mimarı olan İsrail lideri, İran füzelerinin sivilleri hedef aldığını öne sürerek uluslararası toplumu acil yardıma çağırdı. Bu durum, siyasi gözlemciler tarafından büyük bir çelişki olarak değerlendirildi.
İran’ı doğrudan hedef alarak son derece sert ifadeler kullanan Başbakan Netanyahu, kamuoyuna yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: “İran, son 48 saatte bir kez daha medeniyetin düşmanı ve özgür dünya için bir tehlike olduğunu kanıtladı. İran sivil bir bölgeyi hedef aldı, niyetleri sivilleri öldürmek. Terör füzeleriyle çocukları, aileleri ve yaşlıları hedef alıyor, Kudüs’ün kutsal yerlerini tehdit ediyor, uzun menzilli füzeler fırlatıyor ve Hürmüz Boğazı üzerinden dünyaya şantaj yapmaya çalışıyor. Özgür dünyanın liderlerine soruyorum: Ne bekliyorsunuz? İsrail sadece kendisi için değil, hepiniz için savaşıyor.”
Gazze’den Lübnan’a uzanan geniş bir coğrafyayı kan gölüne çeviren yıkıcı kararların altında imzası bulunan Netanyahu’nun, böylesi bir saldırının ardından kutsal mekanların korunmasından ve insan haklarından bahsetmesi, dünya kamuoyunda ve siyasi çevrelerde karşılık bulmadı. Kendi askeri operasyonlarında kutsal değerleri ve sivil yaşamı göz ardı eden bir yönetimin, saldırıya uğradığında hızla “mağdur” rolüne bürünmesi, önde gelen siyasi analistler tarafından “uluslararası siyasette ikiyüzlülüğün somutlaşmış hali” olarak kayıtlara geçti. Bu durum, İsrail’in diplomatik pozisyonunu daha da zayıflatan bir faktör olarak öne çıktı.
GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026GÜNDEM
28 Mart 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8011 kez okundu
2
Trump İran saldırısını komuta merkezinden anbean takip etti
6121 kez okundu
3
Epstein’ın ölümünde "4chan" detayı: Anonim kullanıcı ölümü yarım saat önce duyurmuş
5856 kez okundu
4
Türk Akıncı TİHA’lar Halep’in Deyr Hafir kentinde
5757 kez okundu
5
Arakçi’den intikam mesajı: Düşman hedef aldığı her canın bedelini ödeyecek
5734 kez okundu